Flow cytometry türkçesi Flow cytometry nedir

  • Flow sitometre.
  • Akışlı hücre ölçümü.
  • Akış sitometresi.
  • Akış sitometrisi.
  • Flüoresan boyalar ve lazer ışını kullanılarak binlerce hücre içerisinde bir tip hücreyi ayırabilme özelliğine sahip, apoptozis tanısı, lökosit alt gruplarının tayini, trombosit analizi, hücre adezyon moleküllerinin tayini, hücre fonksiyon testleri gibi çok yönlü test yapan cihaz.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Akan hücre ölçümü.
  • Akışlı hücre sayımı.

Flow cytometry ingilizcede ne demek, Flow cytometry nerede nasıl kullanılır?

Flow : Debi. Yükselmek (deniz). Akıntı. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Basmak. Akıcı özelliği olan özdek ya da erkenin yer değiştirme olayı. Akım. Akıp gitmek. Met halinde olmak. Dolaşmak (kan vb).

Flow away : Akmak. Kaymak.

Flow chart : Akış çizgesi. Bir dizi algoritmik ve düzenli faaliyetler içerisinde iş sürecini gösteren diagram. Akım çartı. Bir akışkanın bütün akım çizgilerinin oluşturduğu çizenek. Akış diagramı. Akış çizeneği. Akış diyagramı. Sinyal akış şeması. Akış şeması. Akış çizimi.

Flow coefficient : Akış verim katsayısı. Akım katsayısı.

Flow control : Akış denetimi. İki bilgisayar arasındaki veri transferi kontrolü. Akım denetimi. Debi reglajı. Akım kontrolü. Akış kontrolu. Akış kontrolü.

 

İngilizce Flow cytometry Türkçe anlamı, Flow cytometry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flow cytometry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Aardvarks : Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Abiyotik ortam.

 

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardvark : Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Borudişli. Yer domuzu.

Flow cytometry synonyms : acacia, abductor muscle, a cells, abiotic factor, abo blood groups system, aardwolf.