Foggage türkçesi Foggage nedir

  • İlk ekinler biçildikten sonra büyüyen otlar (ziraat).
  • (iskoç terimi) hasattan sonra büyüyen otlar.

Foggage ingilizcede ne demek, Foggage nerede nasıl kullanılır?

Foggages : (iskoç terimi) hasattan sonra büyüyen otlar. İlk ekinler biçildikten sonra büyüyen otlar (ziraat).

Fogged : Buğulu. Sisle yoğunlaşmış. Puslu. Flu. Bulutlu. Sisli. Anlaşılmaz. Belirsiz. Açık olmayan. Buğulannış.

Fogger : Aşağılık küçük avukat. Sis memesi. Sis makinesi. Sahtekar. Dolandırıcı. Hilekar. Üçkağıtçı. Kimyasalları sis şeklinde yaymak için kullanılan alet edevat.

Foggers : Sahtekar. Hilekar. Sis makinesi. Aşağılık küçük avukat. Dolandırıcı. Üçkağıtçı. Kimyasalları sis şeklinde yaymak için kullanılan alet edevat.

Foggier : Bulanık. Belirsiz. Mahmur. Sisli. Daha sisli. Dumanlı. Sersem. Dumanaltı. Karanlık.

Fogging mark : Ek örtüsü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ek gürültüsünü önlemek amacıyla ek yeri üzerine konan örtü.

Fogging : Sis kaplamak. Genellikle çevirimde ya da işlemelikte bir yanlışlıktan, en çok boş filmin alıcıya takılıp çıkarılması sırasında makaraya ışık sızması sonucu filmin ışık almasından ileri gelen ve görüntü üzerinde kendini az ya da çok donuklukla gösteren kusur. Karartmak. Sislenme. Donuklaştırmak. Donuklaştırma. Sis basmak. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görüntü bulanıklaştırılması. Sisleme.

 

Befogged : Sisle kaplanmış. Kafası karışmış. Alkolün etkisiyle doğru düzgün düşünme yeteneğini yitirmiş. Karışmış. Karışık. Şaşırmış. Kafası dumanlanmış. Bulutla kaplı.

Foggy : Karanlık. Sersem. Dumanlı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sisi olan, herhangi bir nedenden üzerinde sis beliren. Sisli. Mahmur. Belirsiz. Dumanaltı. Bulutlu.

Befogging : Karartmak. Sis kaplamak. Kafasını karıştırmak. Şaşırtmak. Sisle kaplamak.

İngilizce Foggage Türkçe anlamı, Foggage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foggage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hand luggage : Bagaj. Seyahat çantası. El bagajı. Yolculuk çantası. Bavul.

Pitcher : İlişkide aktif olan eşcinsel. Sürahi. Aktif eş cinsel. Maşrapa. Testi. Atıcı (top). Sürahi (kulplu). İbrik şeklinde yaprak. New york eyaletinde yerleşim yeri. Aktif eşcinsel.

Compound leaf : (botanik terimi) birden fazla ince uzun yapraktan oluşan yaprak. Bileşik yaprak.

Suitcase : Bavul. Valiz. Çanta.

Leaf form : Yaprak şekli.

Simple leaf : Basit yaprak.

Baggage : Ordu yükü. Şımarık kadın. Yolcu eşyası. Bagaj. Moruk (argo terim). Moruk. Sevimsiz yaşlı kadın. Kişisel eşya. Yol eşyası. Haspa (argo terim).

Traveling bag : Bavul. Bagaj. Seyahat çantası.

Sporophyll : Sporofil.

Blade : Laubali tip. Kılıçoyunu savutlarında, boyları ve kesitleri savutun özelliğine göre değişik olan, balçakla (çelgilik) uç arasındaki bölüm. Çakı ağzı. Namlu (yalman). Kılıç. (kendini) jiletlemek. Sulu tip (argo terim). Bıçak ağzı. Ağız.

 

Foggage synonyms : erose leaf, serrate leaf, dentate leaf, runcinate leaf, sporophyl, amplexicaul leaf, emarginate leaf, prickly edged leaf, entire leaf, scale leaf, floral leaf, plant organ, parallel veined leaf, dressing case, handle, imperial, travelling bag, hatbox, handgrip, lobed leaf, leaflet, frond, cataphyll, scale, hold, venation, leaf shape, trunk, greenery, case, verdure, grip, dandelion green.

Foggage zıt anlamlı kelimeler, Foggage kelime anlamı

Man : İnsan. Adamla donatmak. Adam atamak. Adam yerleştirmek. Adam vermek. Adam. Erkek. Belirli bir iş için yeterince insan olmak. Yeterince insan olmak.

Foggage ingilizce tanımı, definition of Foggage

Foggage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : See 1st Fog.