Folklore türkçesi Folklore nedir
- Halkbilim.
- Halk bilgisini inceleyen bilim dalı.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Bir halkın yaşayan bilgileri, sanatları, inançları, atasözleri, türküleri, masal ve destanları, gelenekleri vb. nin tümü.
- Belli bir ülkede yaşayan halkın kültür ürünlerini; geleneklerini, törelerini, inanışlarını, müziğini, oyunlarını, masallarını, efsanelerini, türkülerini, geleneksel tiyatrosunu, halk hekimliğini, konut yapımını, araç-gereçlerini vb. inceleyen bilim. a. bk. bölgesel budunbilim.
- Toplumların, halk katmanlarının tinsel ve özdeksel kültürlerini; tarihsel, toplumsal ve coğrafyasal boyutlarıyla bu boyutların birbirleriyle ilişkilerini saptayarak kaynak, evrim, yayılım, değişim, etkileşim gibi daha birçok sorunlarını kendine özgü yöntemler yardımıyla çözmeye, bu arada, bu oluşumlarla ilgili sonuç, kural, kuram ve yasaları bulmaya çalışan bilim dalı. bk. halk yaşambilimi, halk kültürbilimi, halkçizim.
- Halk bilgisi.
- Folklor.
Folklore ile ilgili cümleler
English: In Japanese folklore, bakeneko are cats with magical powers.
Turkish: Japon folklöründe, bakenekolar büyülü güçleri olan kedilerdir.
English: In this paper, I compare the folklores of Germany and Holland.
Turkish: Bu akademik bildiride, Almanya ve Hollanda folklorlarını karşılaştırıyorum.
Folklore ingilizcede ne demek, Folklore nerede nasıl kullanılır?
Folklore complex : Belirli amaçları gerçekleştirmek üzere birbirleriyle ilişki kurmuş olan ya da birbirlerinin işleyişlerini tamamlayan öğelerin oluşturduğu bir halkbilim düzeni, bk. öğe, katılgan öğe, ayrık öğe. Halkbilim tümgesi.
Folklore data : Halkbilim verisi. Halkbilimin konusuna giren her tür bilgi ve bilgi kaynağı, bk. halkbilim ürünü, halkbilim olayı.
Folklore fact : Halkbilim olayı. Halkın yarattığı ya da gerçekleştirdiği halkbilimsel oluşumlardan her biri. bk. halk ürünü,halk uygulaması.
Folklore field work : Halkbilim alan araştırması. Önceden hazırlanan bir araştırma tasarısı yardımıyla bir kişi ya da bir kurulun halk arasında yaşayarak gördüklerini, duyduklarını yazı, im, resim, çizgi, ses ve görüntülerini saptayarak gerekli bilgi ve belgeleri toplaması işi. bk. halkbilim alan araştırıcısı.
Folklore field worker : Halkbilim alan araştırmaları için gerekli bilgi ve becerilerle donatılmış olan kişi. bk. halkbilim alan araştırması. Halkbilim alan araştırıcısı.
Folklore product : Halkbilim ürünü. Halk kültürünü oluşturan özdeksel ve tinsel yapıtların tümü. bk. halkbilim olayı, halk kültürü.
Differential folklore : Ayırımlayıcı halkbilim. Aynı halkbilim ürününün değişik bölgelerde gösterdiği başkalıkları, bunların nedenlerini araştırarak saptayan halkbilim dalı.
Applied folklore : Uygulamalı halkbilim. Halkbilimin konu ve kuramlarını düşünsel düzeyden uygulama alanına aktaran bilim dalı. bk. halkbilim, uygulama.
Covert folklore : Gözle görülebilme olasılığı bulunmayan halkbilim ürün ve olayları, bk. halkbilim ürünü, halkbilim olayı. krş. açık halkbilim, özdeksel halkbilim, tinsel halkbilim. Gizli halkbilim.
Collector of folklore : Halkbilim ürünlerini toplayan kişi. bk. derleyici. Halkbilim derleyicisi.
İngilizce Folklore Türkçe anlamı, Folklore eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Folklore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Achievement motive : Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarı güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Başarma güdüsü.
All round development of individual : Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi. Tümsel gelişim.
Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.
Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.
Folk dancing : Halk dansları. Halk dansı. Bir ülkenin genel halkı tarafından nesilden nesile aktarılan ve onlardan gelen dans etme. Halk dansı yapma.
Abilities : Yetenek. Kabiliyet. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Güç. İktidar. Yeterlik. Yetenekler. Beceri.
Age grade : Yaş katmanı. Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman.
Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.
Lore : Töresel bilgi. Bilgi. İrfan. İrfan özellikle eski zaman bilgileri. Sürüngen. İlim.
Folklore synonyms : folklorism, acculturation, aesthetic, affection, traditional knowledge, age group, alienation, folk tale, folklores, age distribution, ethnology, adaptive behavior, folktale, acclimatation, agnation.
Folklore ingilizce tanımı, definition of Folklore
Folklore kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tales, legends, or superstitions long current among the people.

Bu kısımda Folklore kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Folklore ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Folklore anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Folklore ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.