For instance türkçesi For instance nedir

  • Mesela.
  • Farzımahal.
  • Farzı mahal.
  • Örnek verecek olursak.
  • Örneğin.
  • Örnek vermek gerekirse.
  • Sözgelimi.
  • Sözgelişi.
  • Örnek vermemiz gerekirse.

For instance ile ilgili cümleler

English: A Frenchman, for instance, might find it hard to laugh at a Russian joke.
Turkish: Bir Fransız, mesela, bir Rus şakasına gülmekte zorlanır.

English: What makes you think the Middle East is more important than Mesoamerica, for instance?
Turkish: Örneğin Orta Doğu'nun Orta Amerika'dan daha önemli olduğunu sana düşündürten şey ne?

English: Birds, for instance, have a special protective device.
Turkish: Örnek olarak, kuşlar özel bir korunma sistemine sahiptir.

English: We have many things in common: hobbies, educational backgrounds, for instance.
Turkish: Ortak çok şeyimiz var: örneğin hobilerimiz, eğitim durumu.

English: In large cities, in London for instance, there is heavy smog.
Turkish: Büyük şehirlerde, örneğin Londra'da, ağır dumanlı sis var.

For instance ingilizcede ne demek, For instance nerede nasıl kullanılır?

For : Uğruna. Dair. -e uygun. Karşılığında. Yüzünden. -e rağmen. İçin. -e. Zarfında. Adına.

Instance : Kere. Olay. Rica. Aşama. Kerte. İstek. Örnek. Durum. Misal. Dava.

For a brief moment : Küçük bir zaman periyodu esnasında. Kısa bir an için.

 

For a certain sum : Eğer belli bir miktar para verilirse. Belirli bir ücret karşılığı.

For a change : Değişiklik olsun diye. Değişimin hatırı için. Fark için.

For a flash : Bir an için.

For a consideration : Para karşılığı.

İngilizce For instance Türkçe anlamı, For instance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak For instance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Such as : Misal. Gibi.

Thusly : Böylece. Belli bir dereceye kadar. Belirtilen şekilde. Nitekim. Şöylece. Böyle bir yolla. Bu nedenle. Belirtildiği gibi. Gösterildiği şekilde.

In a manner of speaking : Yerinde söylemek gerekirse. Tabiri caizse. Bir manada. Öyle de denebilir. Sözün gelişi. Bir anlamda.

Ie : Yani. Demek oluyor ki. (latince) that is to say (yani). Ik. İd est (yani).

For example : Örnek olarak. Bir örnek verecek olursak.

For instance synonyms : exempligratia.