Such as türkçesi Such as nedir

Such as ile ilgili cümleler

English: Ball games, such as basketball and ping-pong, are usually played indoors.
Turkish: Basketbol ve masa tenisi gibi top oyunları genellikle kapalı alanda oynanır.

English: Ali and Mary went on a safari and saw many animals, such as lions, giraffes, zebras, and hippopotamuses.
Turkish: Ali ve Mary safariye gittiler ve örneğin aslanlar, zürafalar, zebralar ve su aygırları gibi birçok hayvanı gördüler.

English: As much as 90 percent of happiness comes from elements such as attitude, life control and relationships.
Turkish: Mutluluğun yüzde 90 kadarı tutum, yaşam kontrolü ve ilişkiler gibi unsurlardan geliyor.

English: Beauty such as hers is rare.
Turkish: Onunki gibi güzellik nadirdir.

English: Ali doesn't like greasy food such as spareribs.
Turkish: Ali kaburga gibi yağlı gıdaları sevmez.

Such as ingilizcede ne demek, Such as nerede nasıl kullanılır?

Such : O kadar çok. Öylesi. Öylesine. Böylesine. Bu gibi. -e benzeyen. Öyle veya şöyle veya böyle kişiler veya şeyler. Öyle veya şöyle veya böyle bir kişi veya şey. Böyle. Öyle.

As : İçin. Halde. Babında. -dikçe. Sırada. Çünkü. Dahi. Ki. Madem. Toplam sunum.

Such a : Böyle. Böylesi. Bu denli. Böylesine.

 

Such a one : Öyle biri ki. Filan kişi. Öyle biri. Filan kimse. Böyle biri.

Such and such : Falan. Falan şey. Filanca. Falanıncı. Filan şey. Falan filan. Filan.

Such in : De olduğu gibi.

İngilizce Such as Türkçe anlamı, Such as eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Such as ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

As is : Bu şekliyle. Hiçbir değişiklik yapmadan. Olduğu gibi. Şimdiki durumuyla. Tıpkı. Şu ana kadar olduğu gibi. Bu haliyle. Şimdiki haliyle.

For example : Sözgelişi. Farzımahal. Bir örnek verecek olursak. Örnek vermek gerekirse. Örnek olarak. Farzı mahal. Sözgelimi.

Instances : Dava. Olay. Aşama. İstek. Örnekler. Örnek. Durum. Rica.

Epitomes : Simge. Özet. Somut örnek. Öz. İdeal. Örnek.

Exemplar : Simge. Nüsha. Suret. Kopya. Numune. Model. Sembol. Timsal. Örnek.

As in : -da olduğu gibi. '-mişçesine.

As : Halde. Olarak. Çünkü. -e rağmen. İken. İrken. Olduğu gibi. Mademki. Dahi. Rağmen.

Kind of : Bir tür. Sayılır. Az çok. Adeta. Benzeri.

As good as : Hemen hemen kesin. Değerinde. Hemen hemen. Aynı derecede iyi. Aynı kalitede. Neredeyse. Aynen. Kadar iyi. Benzer.

Exponent : Üs. Bir niceliğin sağ üst köşesine, kaçıncı kuvvete yükseltileceğini göstermek için yazılan sayı. Sembol. Kuvvet (matematik terimi). Kuvvet. Yandaş. Örnek. Beyan eden kimse. İfade eden şey. Taraftar.

Such as synonyms : thusly, specimen, some like, exemplification, epitome, so as, all but, as it were, examples, just as, exemplars, example, same as, exemplifications, illustration, as if, for instance, like, quasi, exempligratia, ie, instance, something like, after the fashion of.