Foreshadower türkçesi Foreshadower nedir

  • Önceden belirten veya işaret eden kimse.
  • Gaipten haber veren kimse.
  • Kehanette bulunan kimse.
  • Geleceği söyleyen kimse.

Foreshadower ingilizcede ne demek, Foreshadower nerede nasıl kullanılır?

Foreshadowed : Habercisi olmak. Önceden göstermek. Önceden ima etmek. Belirtisi olmak. Önceden belirtmek.

Foreshadow : Habercisi olmak. Önceden belirtmek. Önceden ima etmek. Önceden göstermek. Belirtisi olmak.

Foreshadowing : Önceden ima etme. Önceden göstermek. Önseme. Belirtisi olmak.

Foreshadows : Önceden ima etmek. Belirtisi olmak. Habercisi olmak. Önceden göstermek. Önceden belirtmek.

İngilizce Foreshadower Türkçe anlamı, Foreshadower eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foreshadower ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foreseer : Kahin. Tahminler yapan kehanette bulunan kimse.

Presage : Kehanette bulunmak. İçine doğmak. -e işaret etmek. İçine doğma. İstikbale ait belirti. Habercisi olmak. Önceden haber vermek. Önceden bildirmek. Malum olmak. Önceden görmek.

Prognosticate : Kehanette bulunmak. Önceden haber vermek. Tahmininde bulunmak (gelecekte bir şey olacağı). İşaret etmek (gelecek hakkında bir şeye). Prognostikat. Belirtisi olmak. Tahminde bulunmak.

Point : Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır. Bitirmek. Göstermek. Sivrilmek. Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Uç vermek. Tevcih etmek. Sivriltmek. Doğrultmak. Sayı.

 

Betoken : İşaret etmek. Belirtisi olmak. Göstermek.

Signal : Fiziksel bir olaya bağlı olan ve veri taşıyan, zamana bağımlı bir değer. Sinyal vermek. Uyarıcı gösterge. Bildirmek. Bir yayın dizgesinde bilgi taşıyan elektrik akımı ya da radyo dalgası. Yapım imleri. Sinema ve televizyon çalışmalarında yapım takımının sessizce anlaşması, belli işlerin başlama ve bitişlerinin, gerçekleştirilmesinin belirtilmesi için el ve kolla, ışıkla, kulaklıklardan sesle verilen komutlar. İşaret. -i sinyali vermek. İşaret etmek.

Foreshow : Önceden söylemek. Belirtisi olmak. Kehanette bulunmak. Tahminde bulunmak. Önceden göstermek. İlahi ilham vasıtasıyla önceden haber vermek. Önceden haber vermek.

Prefigure : Önceden fikir vermek. Önceden kavramak. Önceden canlandırmak. Düşünüp hayal etmek. Delalet etmek.

Augur : -e alamet olmak. Kahin. İşareti olmak. Önceden bildirmek. Kehanette bulunmak. Fala bakarak haber vermek. Bir şeye alamet olmak. Önceden söylemek. Alamet olmak. Bir işaret olmak (iyi veya kötü).

Omen : Kehanette bulunmak. Kehanet. Kutbakı. İşaret. Alamet. Kutsal nesnelere, canlılara ve olaylara bakarak geleceği okuma işi. bk. güçsınav. krş. büyü, bakı. Belirti.

Foreshadower synonyms : bespeak, foretell, bode, predict, foreseers, indicate, portend, forecast, threaten, auspicate.