Foreshadow türkçesi Foreshadow nedir
- Önceden belirtmek.
- Habercisi olmak.
- Önceden ima etmek.
- Belirtisi olmak.
- Önceden göstermek.
Foreshadow ingilizcede ne demek, Foreshadow nerede nasıl kullanılır?
Foreshadowed : Önceden göstermek. Önceden ima etmek. Belirtisi olmak. Önceden belirtmek. Habercisi olmak.
Foreshadower : Kehanette bulunan kimse. Önceden belirten veya işaret eden kimse. Gaipten haber veren kimse. Geleceği söyleyen kimse.
Foreshadowing : Önceden göstermek. Belirtisi olmak. Önceden ima etme. Önseme.
Foreshadows : Habercisi olmak. Önceden göstermek. Belirtisi olmak. Önceden ima etmek. Önceden belirtmek.
Foresheet : Ön yelkeni kontrol eden halat (deniz teknesinde). Ön yelken halatı. Kayığın ön tarafı.
Foreship : Geminin baş kısmı. Pruva.
Foresheets : Ön yelkeni kontrol eden halat (deniz teknesinde). Ön yelken halatı.
Foreshortens : Yanındakini küçük göstermek. Bir cismin kenarlarını gerçek ölçülerinden daha kısa gösterme. Yanında küçük göstermek.
Foreshow : İlahi ilham vasıtasıyla önceden haber vermek. Belirtisi olmak. Önceden haber vermek. Önceden söylemek. Önceden göstermek. Kehanette bulunmak. Tahminde bulunmak.
Foreshortening : Küçük gösterme. Görünge nedeniyle bazı boyutları daha kısa görünen nesneleri alıcıyla bu yolda aktararak sağlanan sonuç, etki. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Minimizasyon. Rakursi. Kısaltım. Kısaltma. Derinlik hissi veren çizim metodu.
İngilizce Foreshadow Türkçe anlamı, Foreshadow eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Foreshadow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Auspicate : Belirti. Başlamak. Başarı ve iyi şans getirmesi için belirlenmiş törenle başlamak. Emare. Haberci. İşaret.
Forecast : Önceden planlamak. Tahmin etmek. Tahmin. Tasarlamak. Kestirmek. Kestirme. Öngörüde bulunmak. Öngörü. Bir olay, durum ya da sonucu henüz gerçekleşmeden, sağduyusal ya da sezgisel ipuçlarına dayanarak önceden kestirme yeteneği.
Predetermining : Önceden belirlemek. Önceden saptamak. Önceden tayin etmek. Önceden kararlaştırmak.
Forebodes : Önceden sezmek. İçine doğmak. Önsezi. Önceden haber vermek. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi).
Betoken : Göstermek. İşaret etmek.
Foreruns : Önce gelmek. Tahmin etmek. Cet. Kehanette bulunmak. Müjdeci. Önceden haber vermek. Önde koşmak. Önde gitmek. Ata.
Foreshown : İlahi ilham vasıtasıyla önceden haber vermek. Önceden haber vermek. Tahminde bulunmak. Kehanette bulunmak.
Foreshows : İlahi ilham vasıtasıyla önceden haber vermek. Önceden haber vermek. Kehanette bulunmak. Tahminde bulunmak.
Predetermines : Önceden tayin etmek. Önceden kararlaştırmak. Önceden saptamak. Önceden belirlemek.
Foreshadow synonyms : foreshadowed, prefigure, betokening, predict, augur, indicate, signal, forerun, foreboded, prognosticate, foreshowing, forebode, foreshow, foreshadows, bespeak, foreshadowing, foreshowed, bode, point, forespeaking, portend, foreran, boded, forespeak, betokened, threaten, omen, presage, predetermine, threatens, foretell, betokens.
Foreshadow ingilizce tanımı, definition of Foreshadow
Foreshadow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To shadow or typi&?. Y beforehand. To prefigure.

Bu kısımda Foreshadow kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Foreshadow ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Foreshadow anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Foreshadow ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.