Forecast türkçesi Forecast nedir

  • Tasarlamak.
  • Öngörü.
  • Önceden planlamak.
  • Tahmin yürütme.
  • Kestirme.
  • Kestirmek.
  • Önceden tahmin etmek.
  • Tahmin etmek.
  • Bir olay, durum ya da sonucu henüz gerçekleşmeden, sağduyusal ya da sezgisel ipuçlarına dayanarak önceden kestirme yeteneği.
  • Tahmin.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Öngörüde bulunmak.

Forecast ile ilgili cümleler

English: The forecast rain never eventuated.
Turkish: Yağmur tahminini hiç gerçekleşmedi.

English: Rain is forecast for this evening.
Turkish: Bu akşam için hava tahmini yağmur.

English: Four percent inflation is forecast for this year.
Turkish: Bu yıl için %4 enflasyon tahmin ediliyor.

English: According to the weather forecast it is going to snow tomorrow.
Turkish: Hava tahmin raporuna göre, yarın kar yağacak.

English: Canadian wheat prices are forecast to decrease.
Turkish: Kanada'da buğday fiyatlarının azalacağı tahmin edilmektedir.

Forecast ingilizcede ne demek, Forecast nerede nasıl kullanılır?

Forecast budget : Tahmini bütçe.

Forecast error : Öngörü hatası.

Forecast error decomposition : Öngörü hata ayrıştırması.

Forecast error variance : Öngörü hata değişirliği.

Forecast error variance decomposition : Öngörü hatası değişirlik ayrıştırması. Fevd.

Density forecast : Yoğunluk öngörüsü.

 

Forecast evaluation : Öngörü değerlendirmesi.

Forecast monitoring : Öngörü izleme.

Forecast income : Kazanılması umulan para miktarı. Tahmini gelir.

Forecast intervals : Öngörü aralıkları.

İngilizce Forecast Türkçe anlamı, Forecast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forecast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abadir test : Abadir sınaması.

A posteriori probability : Ardıl olasılık.

Prognosticate : Kehanette bulunmak. Prognostikat. Önceden haber vermek. Belirtisi olmak. Tahminde bulunmak. İşaret etmek (gelecek hakkında bir şeye). Tahmininde bulunmak (gelecekte bir şey olacağı).

Dozes : Uyuklamak. Pineklemek (argo terim). Şekerleme yapmak. Uyuklama. Kestirmek (argo terim). Pineklemek. Şekerleme. Hafif uyku.

Catnap : Şekerleme. Kısa hafif uyku. Şekerleme yapmak. (uyku) kestirmek. Tavşan uykusu.

Abel blanchard model : Abel-blanchard modeli. A-b modeli.

Approximates : Andırmak. -e yakın olmak. Yaklaşık. Yaklaşık olarak değerlendirmek. Yaklaştırmak. Benzemek. Yaklaşık olmak. Yaklaşmak. Çok yaklaşmak.

A priori probability : Öncül olasılık.

Estimating : Hesaplama. Hesaplanıyor. Takdir etme. Bir iş için keşif yapma. Kestirim. Öngörülüyor. Takdir etmek. Hüküm vermek.

Call : Uğramak. Bağırmak. Telefon etmek. Demek. Seslenmek. Çağırmak. Dava açmak. Farzetmek. Söylemek. Aramak.

Forecast synonyms : proforma, anticipates, a priori analysis, forebode, conceive, judiciousness, blueprints, a posteriori analysis, aalen estimator, premeditate, conceptualise, anticipation, drowsed, blueprint, cast around, figure, appraisal, preplan, a level, approximated, cogitated, approximation, prediction, allow, calculation, pass judgment, calculations, a priori information, preplans, blueprinted, abc method, a b model, kip.

 

Forecast ingilizce tanımı, definition of Forecast

Forecast kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Predetermination. Previous contrivance or determination. To project. To contrive or plan beforehand. To plan beforehand. To scheme.