Augur türkçesi Augur nedir

  • Kahin.
  • Alamet olmak.
  • İşareti olmak.
  • Önceden söylemek.
  • Önceden bildirmek.
  • Bir işaret olmak (iyi veya kötü).
  • -e alamet olmak.
  • Fala bakarak haber vermek.
  • Bir şeye alamet olmak.
  • Kehanette bulunmak.

Augur ile ilgili cümleler

English: He was inaugurated as President.
Turkish: Devlet başkanı olarak göreve başladı.

English: At the inauguration ceremony a plaque was unveiled in honor of the founder.
Turkish: Açılış töreninde kurucunun şerefine bir plaket verildi.

English: It was the coldest inaugural day in the nation's history.
Turkish: O, milletin tarihinde en soğuk açılış günüydü.

Augur ingilizcede ne demek, Augur nerede nasıl kullanılır?

Augur ill : Kötüye delalet etmek. Kötüye işaret olmak. Hayra alamet olmamak.

Augur well : İyiye işaret olmak. İyiye işaret etmek. Hayra alamet olmak.

 
 

Augural : Tahminde bulunma. Tahmin etme. Kehanette bulunan. Gaipten haber verme. Kehanette bulunma.

Augurate : Kehanette bulunmak. Tahmin etmek.

Auguration : Tahmin etme. Kehanette bulunma.

Auguries : Kahinlik. Falcılık. Kehanet. İşaret. Alamet.

Inaugural ball : Bir şeyin başlangıcını kutlamak için yapılan dans. Açılış töreni dansı. Bir kurumun kamu kullanımına açılması vesilesiyle yapılan kutlama. Yeni bir başkanın göreve gelişini kutlamak amacıyla verilen kutlama yemeği.

Auguring : Alamet olmak. İşareti olmak. Önceden bildirmek. Kehanette bulunmak.

Augurer : Tahmin eden. Gaipten haber veren. Kehanette bulunan. Tahminde bulunan. Kahin. Peygamber.

Augury : Alamet. Fal. Kahinlik. Falcılık. İşaret. Kehanet.

İngilizce Augur Türkçe anlamı, Augur eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Augur ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Denounced : Kötü yönlerini açığa vurmak. İfşa etmek. Kınamak. Suçlamak. İlan etmek. Kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın). Ele vermek. İhbar etmek. (anlaşma vb'nin) bittiğini haber vermek. Şiddetle aleyhinde bulunmak.

Divined : Sezmek. Falcı. Kutsal. İlahi. Gaipten haber vermek. Hissetmek. İçine doğmak. Tahmin etmek. Harikulade bulmak.

Foreshadow : Önceden göstermek. Önceden ima etmek. Belirtisi olmak. Habercisi olmak. Önceden belirtmek.

Anticipate : Tahmin etmek. Önceden görmek. -den önce davranmak. Geleceği görmek. Sezmek. Beklenti sahibi olmak. Önce davranmak. Beklenti içinde olmak. Önceden tahmin edip ona göre davranmak. Ummak.

Prophet : Peygamber. Tanrı elçisi. İnsanlara doğru yolu göstermek üzere tanrının gönderdiği elçi. Yalvaç. Elçi. Resul. Nebi.

Divining : İçine doğmak. Sezmek. Tahmin etmek. Gaipten haber vermek.

Foretell : Gaipten haber vermek. Geleceğini haber vermek. Mek. Geleceği haber vermek. Önceden bilmek. Önceden haber vermek. Kestirimde bulunmak.

Divines : İçine doğmak. Harikulade bulmak. Sezmek. Hissetmek. Gaipten haber vermek. Kutsal. Tahmin etmek. Falcı. İlahi.

Omen : Kutbakı. Kehanet. Alamet. İşaret. Kutsal nesnelere, canlılara ve olaylara bakarak geleceği okuma işi. bk. güçsınav. krş. büyü, bakı. Belirti.

Augur synonyms : auguring, diviners, diviner, augured, foreshow, prognosticate, denouncing, signify, forespeak, augurer, presaged, portend, predict, augurs, foreseer, augurate, boding, divine, oracle, predictors, betide, presage, bespeak, denoted, bode, signifies, oracles, betided, predictor, auspicate, denounces, denotes, argue.

Augur ingilizce tanımı, definition of Augur

Augur kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To prognosticate. To infer. An official diviner who foretold events by the singing, chattering, flight, and feeding of birds, or by signs or omens derived from celestial phenomena, certain appearances of quadrupeds, or unusual occurrences. To foreshow. To betoken. To conjecture from signs or omens. To presage. To predict or foretell, as from signs or omens.