Omen türkçesi Omen nedir

  • Kehanette bulunmak.
  • Belirti.
  • Kehanet.
  • Kutbakı.
  • Kutsal nesnelere, canlılara ve olaylara bakarak geleceği okuma işi. bk. güçsınav. krş. büyü, bakı.
  • İşaret.
  • Alamet.

Omen ile ilgili cümleler

English: It's an omen.
Turkish: Bu bir kehanet.

English: A fire may happen at any moment.
Turkish: Her an bir yangın meydana gelebilir.

English: "Are you busy right now?" "One moment, I am coming immediately."
Turkish: "Şu anda meşgul müsün?" "Bir dakika, hemen geliyorum."

English: The raven is regarded a bird of bad omen.
Turkish: Karga, kötü alametli bir kuş kabul edilir.

English: "I'll never understand women", said Ali.
Turkish: Ali "Kadınları hiç anlamıyorum" dedi.

Omen ingilizcede ne demek, Omen nerede nasıl kullanılır?

Bad omen : Kötü kehanet. Cesaret kırıcı önsezi. Kötü alamet. Kötü işaret. Uğursuz işaret.

Be a good omen : Hayra alamet olmak.

Be a ill omen : Hayra alamet olmamak.

Bird of ill omen : Gittiği yere uğursuzluk getiren kişi. Kötü haberler işaretçisi. Uğursuzluk kuşu. Meymenetsiz. Bulunduğu yere uğursuzluk getiren kimse. Kötü şeyler olacağının habercisi. Uğursuz kişi. Uğursuz kimse.

Omened : Geleceği söylemek. Kehanette bulunmak.

Omentum : Bağırsakları saran zar. Omentum. Epiplon. Bağırsakları örten zar. İç organlara bağlı ya da serbest olan periton katlanması. İç uzuvları örten zar.

 

Omental hernia : Omentum fıtkı. Büyük ve küçük omentumda oluşan yırtıktan ince bağırsakların geçmesiyle oluşan fıtık.

Greater omentum : Omentum majus.

Omentopexy : Omentopeksi. Özellikle ineklerde şirdenin yer değişmelerinin tedavisinde yapılan karın örtüsünün karın duvarına dikilmesi.

Omentitis : Karın örtüsü yangısı. Omentit. Omentitis.

İngilizce Omen Türkçe anlamı, Omen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Omen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prodigy : Olağanüstü şey. Mucize. Deha. Harika. Dahi.

Augury : Falcılık. Fal. Kahinlik.

Divines : Kutsal. Falcı. Harikulade bulmak. İlahi. Gaipten haber vermek. Hissetmek. İçine doğmak. Sezmek. Tahmin etmek.

Boding : Uğursuz. Alamet olmak. İşareti olmak. Kötüye işaret.

Circumstantial evidence : İkinci derecede deliller. İkinci derecede delil. İkinci derece kanıt. İkinci derecede kanıt. Dolaylı delil. Dolaylı kanıt. İkinci derece delil. Dolaylı beyyine.

Oracle : Ayrıcalık. Vahiy. Keramet. İş bilen kimse. Uzman. Kahin. İlham. Torpil.

Augured : Önceden bildirmek. Alamet olmak. Kehanette bulunulmuş. İşareti olmak.

Clairvoyances : Esin. İlham. Falcılık. Basiret. Altıncı his. Geleceği görebilme gücü. Sağgörü. Keskin gözlülük. Görülemeyen şeyleri görme yeteneği.

Predict : Önceden söylemek. -e dair kehanette bulunmak. Yordamak. -e hakkında kehanette bulunmak. Öngörüde bulunmak. Öngörmek. Tahmin etmek. Önceden bildirmek.

Omen synonyms : preindication, hariolation, divinations, evidence, portent, denounced, bodement, foreruns, beacon, augurate, charactered, divined, foretoken, denouncements, betoken, signal, insignia, cachets, auguring, divination, omens, augurs, insignias, auguries, auspicate, foretokening, character, ensign, portend, denotement, bookmark, harbingers, forerun.

 

Omen ingilizce tanımı, definition of Omen

Omen kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An augury. A presage. Any indication or action regarded as a foreshowing. To have omens or premonitions regarding. As, to omen ill of an enterprise. To predict. To divine or to foreshow by signs or portents. An occurrence supposed to portend, or show the character of, some future event. To augur. A foreboding.