Predict türkçesi Predict nedir

  • Önceden söylemek.
  • -e dair kehanette bulunmak.
  • Önceden haber vermek.
  • Kehanette bulunmak.
  • Yordamak.
  • Tahmin etmek.
  • Öngörüde bulunmak.
  • Önceden bildirmek.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Öngörmek.
  • -e hakkında kehanette bulunmak.

Predict ile ilgili cümleler

English: Ali actually believed he could predict the future.
Turkish: Ali gerçekten geleceği tahmin edebileceğine inanıyordu.

English: Ali told Mary that he could predict the future.
Turkish: Ali Mary'ye geleceği tahmin edebileceğini söyledi.

English: Ali says he can predict the future.
Turkish: Ali geleceği tahmin edebileceğini söylüyor.

English: Ali believed he could actually predict the future.
Turkish: Ali aslında geleceği tahmin edebileceğine inanıyordu.

English: Ali attempted to predict the results.
Turkish: Ali sonuçları tahmin etmeye çalıştı.

Predict ingilizcede ne demek, Predict nerede nasıl kullanılır?

Predictability : Tahmin edebilme. Öngörülebilirlik.

Predictable : Tahmin edilebilir. Öngörülebilir. Önceden kestirilebilir. Önceden bildirilebilir.

Predictably : Tahmin edileceği gibi. Tahmin edildiği gibi.

Predicted : Tahmin edilmiş. Tahmin edilen. Önceden haber vermek. Kehanette bulunmak. Önceden haber verilmiş.

Predicted variable : Öndeyilen değişken.

Prediction analysis : Bk. birlikte gidişim çözümlemesi. Öndeyi çözümlemesi.

 

Prediction criterion : Öndeyi ölçütü.

Prediction signal : Öngörü sinyali.

Prediction interval : Öndeyi aralığı. Kestirim aralığı. Tahmin aralığı.

Prediction variance : Öndeyi değişirliği.

İngilizce Predict Türkçe anlamı, Predict eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Predict ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Second guess : Bir faaliyeti takiben eleştirmek. Bir olaylar veya sonuçlar dizesini veya bir insanın ne yapacağını tahmin etmek. İkinci tahmin.

Access control : Erişim kontrolü. Erişim denetimi. Erişim denetim. Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim. Giriş kontrolü.

Absolute loader : Mutlak yükleyici. Salt yükleyici.

Foreshows : Belirtisi olmak. İlahi ilham vasıtasıyla önceden haber vermek. Önceden göstermek. Tahminde bulunmak.

Forewarn : Önceden uyarmak. Önceden ikaz etmek. İkaz etmek. Uyarmak.

Prescribes : Zaman aşımı ile hak kazanmak. Bildirmek. Buyurmak. İlaç yazmak (doktor). Yazmak. Reçete yazmak. Tembih etmek. Belirtmek (şartları veya kuralları). Emretmek.

Daresay : Galiba. Öyle olduğunu düşünmek. Zannetmek. Söyleyebilmek. Söylemeye cesaret etmek. Bir şeyin neredeyse kesin farz etmek.

Foreruns : Önde gitmek. Müjdeci. Haberci. Belirtisi olmak. Cet. Önde koşmak. Önceden göstermek.

Betoken : Belirtisi olmak. Göstermek. İşaret etmek.

Divines : Hissetmek. İlahi. Harikulade bulmak. İçine doğmak. Kutsal. Falcı. Gaipten haber vermek. Sezmek.

Predict synonyms : forecast, foretells, venture, anticipate, approximate, prefigure, hazard, portend, bespeak, forespeaking, foresee, calculate, allowing for, accent char, foretold, denounce, augured, set forth, call, presage, divined, forebodes, abstract syntax tree, provide for, stipulates, access mechanism, bode, divining, foreshown, foreshow, foreboded, approximated, denounced.

 

Predict ingilizce tanımı, definition of Predict

Predict kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To prophesy. A prediction. To predict the return of a comet. To presage. To tell or declare beforehand. To foretell. As, to predict misfortune.