Forkful türkçesi Forkful nedir

  • Bir çatalın alabileceği miktar.
  • Çatal dolusu.

Forkful ingilizcede ne demek, Forkful nerede nasıl kullanılır?

Forkfuls : Bir çatalın alabileceği miktar. Çatal dolusu.

Fork in a road : Yol ayrımı.

Fork lift : Kaldıraç. Forklift. Çatal kaldırıcı. Çatallı kaldıraç (mühendislik terimi). Kaldırmaç.

Fork lift truck : İstifleme arabası. Çatallı yükleyici. Yük kaldırma arabası. Yük kaldırma aracı. Forkliftli kamyon.

Fork out : Parayı ödemek. Uçlanmak. Bayılmak (paraları). Sökülmek (para). Hesabı çekmek. Gönülsüzce teslim etmek. Sökülmek. Ödemek. İstemeyerek vermek. İstemeyerek ödemek.

Belt fork : Kayıp çatalı. Kayış çatalı.

Bicycle fork : Maşa. Bisiklet maşası. Bisiklet çatalı.

Fork tail bait : Çatal kuyruk yem. Şakşak yem.

Fork over : Paraları sökülmek. Çatalla almak. Uçlanmak. Parayı sökülmek. Ödemek.

Fork up : Teslim etmek. Uçlanmak. Ödemek.

İngilizce Forkful Türkçe anlamı, Forkful eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forkful ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bail : Emanet etmek. Çember. Tekneye giren suyu boşaltmak için kullanılan kova. Kefaletle serbest bırakmak. Kurtarmak. Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Suyunu boşaltmak (kayık). Kefalet. Maşrapa vb. Kefalet ücreti.

 

Hand over : Bağışlamak. Yüklemek. Eline vermek. Teslim etmek. Vermek. Denetlemek. Tevdi etmek. Devretmek.

Fork over : Parayı sökülmek. Çatalla almak. Ödemek. Paraları sökülmek. Uçlanmak.

Impetuous : Hızlı. Şiddetli. Sert. Acul. Tez canlı. Zorlu. Coşkun. Düşüncesizce yapılan. Atılgan. Fevri.

Pass : Bitmek. Geçit. Açmak (kilit). Aşmak. Dönüşmek. Pasavan. Geçirmek. Söylemek. Devretmek. Sınır boylarında yaşayanlara kısa süreler için sınırı geçebilmelerini sağlamak üzere resmi makamlarca verilen izin belgesi.

Turn over : Alıp satmak (mal). Altüst olmak. Düşünüp taşınmak. Devretmek. Boca etmek. (motor vb) en düşük hızda çalışmak. Polise teslim etmek. Çevirmek. Dönmek. Çevirmek (sayfa).

Fork out : Uçlanmak. Sökülmek (para). Parayı ödemek. Hesabı çekmek. Gönülsüzce teslim etmek. Sökülmek. İstemeyerek ödemek. Bayılmak (paraları). Ödemek. İstemeyerek vermek.

Impellent : Sürücü. Tahrik. Sevkeden. Zorlama. Harekete geçiren. Mecbur eden. İtme. Sevk eden. İtici.

Exclamatory : Gürültülü. Ünlemle ilgili. Ünlem niteliğinde olan. Ünlem belirten.

Strong : Keskin. Derinden gelen. Gayretli. Kıvrak. Kesif. Sağlam. Demir gibi. Koyu. Alkollü. Sert.

Forkful synonyms : pass on, render, give away, forksful, turn in, deliver, give, hand, strong arm, reach, forcible, bruising, physical, emphatic, firm, forkfuls, drastic, sharp.

Forkful zıt anlamlı kelimeler, Forkful kelime anlamı

Forceless : Güçsüz. Kuvvetsiz. Zayıf.

Unassertive : Hakkını savunmayan. Kendine güvenmeyen. İddaalı olmayan. Güvensiz. İddiasız.