Fraktur türkçesi Fraktur nedir

  • Kaligrafi olarak yazılan ve dekoratif motiflerle süslenmiş olan doğum ya da evlilik sertifikası (kuşlar, laleler ve süslü yazı gibi) pennsylvania'da (abd) almanca konuşan göçmenlerin soyundan gelenler tarafından kullanılan.
  • Eskiden alman el yazması ve basımda sıkça kullanılan basılı siyah harf karakteri stili.

Fraktur ingilizcede ne demek, Fraktur nerede nasıl kullanılır?

Fra : İtalyan keşiş ya da rahip isimlerinin önüne eklenen ünvan.

Frabjous : (argo terim) harika. Zevkli. Mükemmel. Şahane. Hoş. Nefis.

Fracas : Arbede. Kavga. Velvele. Kavga kıyamet. Dalaş. Gürültülü kavga. Gürültü. Patırtı.

Fracases : Gürültülü kavga. Arbede. Dalaş. Patırtı. Gürültü. Kavga. Kavga kıyamet. Velvele.

Fractal : Her birinin ikincisinin kopyası olarak göründüğü parçalanmış boyutları olan gruplar (matematikte mandelbrot grubu gibi). (bilgisayarda) ilginç dış hatları olan geometrik şekiller. Kırılmış. Benzer elemanların oluşturduğu şekil. Parçalanmış. Kesirsel. Fraktal. Oransal kırılma.

Fractal dimension : Oransal kırılma boyutu. Fraktal boyut.

Fraction bar thickness : Kesir çizgisi kalınlığı.

Fraction line : Kesir çizgisi.

Fraction bar : Kesir çizgisi. Üleşke çizgisi.

Fraction of a second : Bir saniyenin parçası. Saniyeden daha az.

 

İngilizce Fraktur Türkçe anlamı, Fraktur eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fraktur ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pervert : Çarpıtmak. Sapık. Baştan çıkarmak. Kötü amaç için kullanmak. Yoldan çıkarmak. Kötüye kullanmak. Sapıklaşmak. Ahlakını bozmak. Doğru yoldan ayırmak. Çarpıtmak (sözü veya anlamı).

Refracture : Refraktür. Kırık kemik uçlarının hatalı kaynaşmasından sonra aynı kısımda yeniden kırık meydana gelmesi.

Misuse : İstismar etmek. Amacı dışında kullanmak. Suistimal. Hor kullanmak. Hırpalamak. Hatalı kullanmak. Yanlış kullanma. Yanlış yerde kullanmak. Kötüye kullanmak. Amacının dışında kullanmak.

Break : Dinlenme. Şans. Çatlatmak. Bitmek. Yenmek. Fırlamak. Yakın dövüşü bırakmak. Tutmamak. Batmak. Fırsat.

Abuse : Küfür etmek. Sövüp sayma. Fesat. Taciz. Küfür. Yolsuz kullanış. Küfretmek. Sövgü. Kötüye kullanmak. Suiistimal etmek.