Refracture türkçesi Refracture nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Refraktür.
  • Kırık kemik uçlarının hatalı kaynaşmasından sonra aynı kısımda yeniden kırık meydana gelmesi.

Refracture ingilizcede ne demek, Refracture nerede nasıl kullanılır?

Refract : Kırmak (ışık vb). Kırıp yansıtmak. Kırılmak. Kırmak (ışın vb). Kırmak (ışınları). Kırmak. (ışık) kırmak. Kırmak (ışın).

Refracted : Kırıp yansıtmak. Kırılmış. Refrakte. Kırmak (ışın).

Refracted wave : Kırılım dalgası. Kırılan dalga. Kırılmış dalga.

Refractile bodies : Refraktil cisimcikler. Elektron yoğun içeriği olan vakuoller.

Refracting : Sapan. Açıklık. Kırılma. Sapma.

Refraction point : Kırılma indisi.

Refraction : Kırılım. Bir ışık ışınının ya da bir takımmıknatıssal dalganın, bir ortamdan ötekine geçtiğinde doğrultusunu değiştirmesi. Bir ışının, saydam bir ortamdan öbürüne eğik olarak geçerken doğrultusunun değişmesi. Işık kırılması. Işık demetinin yönünün, çarptığı ya da içine girdiği ortamca değiştirilmesi. Fizik, uzay, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kırılma (ses vb). Kırılma (ışık vb). Refraksiyon. Kırılma.

Refractive : Kıran. Refraktif. Kırılan. Kırılma. Işığı kıran. Kırılma özelliğine sahip. Sapma. Kırılımsal. Kırıcı.

 

Refracting angle : Sapma açısı. Kırılma açısı. Kınlına açısı.

Refraction indice : Refraktometre prizmasına sürülmüş yağdan geçirilen ışığın giriş ve çıkış açılarının sinüs değeri. Kırılma indisi.

İngilizce Refracture Türkçe anlamı, Refracture eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Refracture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Karın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Batın.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

 

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Mezbaha. Kesimevi.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Refracture synonyms : fracture, a c deformity, abaxial, abdominal fat necrosis, abamectin, abdominal ovariectomy, a amplitude mod.

Refracture ingilizce tanımı, definition of Refracture

Refracture kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To break again, as a bone. A second breaking (as of a badly set bone) by the surgeon.