Freckle türkçesi Freckle nedir
Freckle ile ilgili cümleler
English: Tom has freckles.
Turkish: Tom'un çilleri var.
English: Tom doesn't have freckles.
Turkish: Tom'un çilleri yok.
Freckle ingilizcede ne demek, Freckle nerede nasıl kullanılır?
Malt freckle : Malt çili. Bira elde edilmesi sırasında arpanın çimlendirilmesi sonucu oluşan, maltlaştırılmış buğdaydan kökçüklerin ve sürgüncüklerin ayrılmasıyla elde edilen, bir miktar malt kabukları, maltın diğer kısımları ve diğer yabancı maddeler taşıyabilen biracılık yan ürünü, kurutulmuş buğday malt kökçükleri, kurutulmuş arpa malt kökçükleri.
Freckled : Çil çil. Çilli. Benli.
Freckles : Ciltte görülen küçük kahverengimsi sarı noktalar. Çiller.
Frecklier : Lekeli. Benekli. Çilli. Benli.
Freckliest : Benekli. Lekeli. Çilli. Benli.
Freak out : Çıldırmak. Dağıtmak. Uyuşturucuyla hayal alemine dalma. Balatayı sıyırmak. Aşırı heyecanlanmak. Çılgın atmak. Uçmak. Şalteri atmak. Uyuşturucu ile hayallere dalmak. Tepesi atmak.
Freckling : Çillenme (kaynak). Çil çil yapmak. Çillenmek.
Freaked out : Uyuşturucu ile hayallere dalmak. Kontrolünü kaybetmiş. Aşırı heyecanlanmak. Uçmak.
Freaked : Afallamış. Bir şeye tiryaki gibi tutkuyla bağlı olan. Acayip. Şaşırmış. Tuhaf. Normal dışı.
Frechet derivative : Frechet türevi.
İngilizce Freckle Türkçe anlamı, Freckle eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Freckle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Macle : İkiz. Tevem. İkiz kristal.
Lenticula : Küçük lens. Mercek. Lentikül. Gözde çıkan kızıl leke. Mercimekcik. Mercek, gözde çıkan kızıl leke, çil, mercimekcik. Lentil. Mercekçik.
Dapple : Benekli renk. Benekli. Beneklenmek. Beneklemek. Benekli hayvan. Puanlı. Puanlamak.
Spot : Işıldak. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Fark etmek. Beneklemek. Görmek. Saçmak. Benek benek olmak. Yerleştirmek. Tiyatroda kullanılan, mercekli ve aynalı, parlak ışıklı, yüksek dirençli ışıklama aygıtı. ışıldaklarla sert ya da yumuşak yöresel ışık sağlanabilir. Her tür tecimsel işlemin peşin para karşılığı, günü içinde yapılması.
Facula : Fakül. Güneş yüzeyindeki parlak leke (astronomi).
Clackers : Protez dişler. (gayrı resmi) takma dişler. Bir ipe bağlı bir toptan oluşan vurmalı oyuncak.
Culpa : Suçluluk. İhmal. (latince) kabahat. Suçlanmaya değer olma niteliği. Hata.
Attaints : Rezil etmek. Yakalanmak. İdam hükmü sonucu hükümlünün medeni hukukunu kaldırmak. Tenzil etmek. Lekelemek. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Ayıp. Tutulmak.
Defalcations : Eksiklik. Zimmete para geçirme. Çalma. Zimmetine geçirme. Zimmete geçirme. Zimmete geçirilen para. Zimmetine para geçirmek. Zimmete geçirilen miktar.
Cavils : Bahane. Kusur bulmak. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde). Bahane aramak. Şikayetçi olmak. İtiraz.
Freckle synonyms : default, dappling, mackle, anuses, partridge, blotching, fundament, partridges, mottles, daubed, culpae, macula, ricker, blob, blobbed, asshole, macule, francolin, lentigo, speckles, speckle, culpability, anus, blot, tegument, blots, defalcation, cutis, arsehole, defect, coveys, dots, dapples.
Freckle ingilizce tanımı, definition of Freckle
Freckle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be spotted. A small yellowish or brownish spot in the skin, particularly on the face, neck, or hands. To sprinkle or mark with freckles or small discolored spots. To become covered or marked with freckles. To spot.

Bu kısımda Freckle kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Freckle ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Freckle anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Freckle ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.