Lenticula türkçesi Lenticula nedir
- Çil.
- Mercekçik.
- Mercimekcik.
- Gözde çıkan kızıl leke.
- Küçük lens.
- Lentikül.
- Mercek, gözde çıkan kızıl leke, çil, mercimekcik.
- Lentil.
- Mercek.
Lenticula ingilizcede ne demek, Lenticula nerede nasıl kullanılır?
Lenticular : Merceksel. Mercekle ilgili. Çift dışbükey merceksi. Mercimek şeklinde. Mercimek biçiminde. Merceğe ilişkin. Merceklere ait. Merceksi. Şekli dışbükey merceğe benzeyen. Mercek biçiminde.
Lenticular cloud : Mercek bulutlar. Merceksel bulut.
Lenticular screen : Merceksi görüntülük. Yoğruk üzerine etil selüloz püskürtülerek ufacık merceklerden oluşmuş görünüşü verilen görüntülük. Merceksi ekran. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Lenticularis : Mercek. Merceksel bulut. Lentikülaris. Lens.
Hepatolenticular degeneration : Hepatolentiküler dejenerasyon. Wilson hastalığı.
Lentigo : Deride, yerel olarak melanositlerin artışı ve melanin birikimi nedeniyle kahverengimsi renkte pigment içeren benek veya leke, lentigo. Lentigo. Ciltte oluşan küçük pigmentli benek. Benek. Ufak ben. Çil, leke, benek, ufak ben. Çil.
Lentil flour : Mercimek unu.
Lenticonus : Göz merceğinin ön veya genellikle arka yüzünde, koni biçiminde çıkıntılarla belirgin doğuştan veya kazanılmış yapılış bozukluğu. Lentikonüs. Lentikonus.
Lentil : Mercimek. Yeşil mercimek. Baklagiller (leguminosae) familyasından, mavimsi, beyaz, eflatun çiçekleri olan, meyveleri legümen tipte, her meyvede iki tohum bulunan, bir yıllık, otsu bitkiler.
Lentiglobus : Lentiglobus. Lens kapsülündeki değişikliğe bağlı olarak lens üzerinde oluşan koni veya yuvarlak çıkıntıların oluşumuyla belirgin kazanılmış veya doğuştan yapılış bozukluğu.
İngilizce Lenticula Türkçe anlamı, Lenticula eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lenticula ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Covey : Sürü (kuş). Keklik sürüsü. Aynı kuluçkadan çıkan yavruların tümü. Familya. Sürü. Kuş sürüsü. Grup. Takım.
Lens : Objektif. Elektrik alanı, magnetik alan ya da elektromagnetik alan yardımıyla, yüklü parçacıkların yoğunlaşmasını sağlayan düzenek. Adese. Önışıtacın ön yüzeyini örten, kabartma biçimli cam. Göz merceği. İrisin ardında bulunan saydam bölge olup imgenin ağ tabaka üzerine net düşebilmesi için ışığın odak noktasını ayarlayan saydam yapı. petek gözde her bir parçanın önünde bulunan ve saydam tabakanın değişmesi ile meydana gelmiş olan bölge. İçinden geçen koşut ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran ya da birbirinden uzaklaştıran saydam nesne. tiyatroda daha çok yakınsak mercek kullanılır. bk. dışbükey mercek. Büyüteç. Gözlük camı. Biyoloji, fizik, uzay, nükleer enerji alanlarında kullanılır.
Chloasma : Kloazma. Deri beneği. Gebelik lekesi. Klozma. Sarıbenek. Deri üzerindeki kahverengi benek. Kloasma. Deride oluşan pigment artığı.
Condensers : Kondenser. Kondansatör. Toplayıcı. Kondensör. Aydınlatma merceği. Biriktirici. Kondansör. Yoğunlaç. Meksefe.
Francolin : Kekliğe benzeyen afrika'ya ve güney asya'ya özgü olan büyük av kuşu. Turaç.
Coveys : Takım. Sürü (kuş). Familya. Grup. Sürü. Kuş sürüsü. Aynı kuluçkadan çıkan yavruların tümü.
Glass : Bardak. Büyüteç. Cam kavanoza koymak. Ayna. Cam. Cam takmak. Sırça. Gözlük camı. Cam eşya.
Lenses : Lens. Adese. Gözlük camı. Objektif. Göz merceği.
Lens objective : Bir yüzleri yuvarsal, öbür yüzleri yuvarsal ya da düzlem olan, camdan yapılma ve bir ışık demetini kırılmaya uğratarak belli bir noktaya düşüren saydam cisim. (en az iki mercekten oluşan mercek dizgesine objektif denilmekle birlikte, ingilizcede her ikisi için de aynı terimin kullanıldığı göz önüne alınarak bu sözlükte hep mercek terimi kullanılmıştır). tv. bir elektron demetini tıpkı optik mercek gibi saptırabilen mıknatıslı alan dizgesi; elektronik mercek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Eyepiece : Mercek (mikroskop). Oküler. Irakgörürlerde gerçek görüntüyü gözle incelemek için kullanılan küçük bir yakınsak mercek düzeni. Gözmerceği. Gözlemci tarafındaki mercek. Mercek mikroskop. Göz merceği.
Lenticula synonyms : stomate, lensing, stoma, convexo convex, pore, speckle, condenser, fleck, partridge, speckles, biconvex, maculas, bulging, camera lens, eyepieces, freckle, electronic lens, electron lens, partridges, lentigo, macula, convex, flecking, bulls eye, lentiform, condensing lens, hazel grouse, crystalline lens, lense.
Lenticula zıt anlamlı kelimeler, Lenticula kelime anlamı
Concave : Konkav. İçbükey yüzey. İçbükey. Çukur. İçe bombeli. Konkav. Oyuk. Obruk. Iraksak.
Lenticula ingilizce tanımı, definition of Lenticula
Lenticula kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Freckle. Lentigo. A kind of eruption upon the skin.

Bu kısımda Lenticula kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lenticula ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lenticula anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lenticula ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.