Lens nedir, Lens ne demek

Lens; kökeni ingilizce dilinden gelmektedir.

  • Gözün saydam tabakasının üzerine doğrudan uygulanan, görmeyi düzeltici mercek, kontak lens
  • Mercek.

Kimya'daki anlamı:

[Bakınız: mercek]

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Göz merceği.

Lens hakkında bilgiler

Lensin, Türkçesi mercektir, değişik anlamları olabilir.

Lens ile ilgili Cümleler

  • Ali kontakt lenslerini bulamazdı.
  • Lenslerimi çıkaramıyorum.
  • Ne kadar süredir kontak lens takıyorsun?
  • Kontakt lensimi bulmama yardım edin.
  • Gece yatmadan önce lensini çıkarmalısın.
  • Ne zamandan beri lens takıyorsun.
  • Kontak lenslerle, gözlükle elde edeceğinden daha doğru görüşü elde edersin.
  • Tom'un kontak lenslerini bulamadık.

Lens tanımı, anlamı:

Mercek : İçinden geçen paralel ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran veya birbirinden uzaklaştıran, camdan veya ışık kırıcı herhangi bir maddeden yapılmış, genellikle küresel yüzeylerle sınırlanmış saydam cisim, adese, lens.

Kontak lens : Lens.

Saydam : Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt. İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan. Asetat. Açık seçik, belirgin.

 

Tabaka : Katman. Derece. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Katman. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.

Görme : Görmek işi, rüyet.

Düzeltici : Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse, düzeltmen, musahhih.

Kontak : Ruh sağlığı yerinde olmayan, dengesiz. Karşıt elektrik taşıyan iki maddenin birbirine dokunması, temas. Bağlantı, ilgi. Motorlu araçları çalıştırmaya yarayan düzenek.

Türkçe : Türkiye Türkçesi. Genel Türk dili.

Değişik : Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Değiştirilmiş, muaddel. Farklı. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Lens çıkığı : Lensin kısmi veya tam olarak camera anterior bulbi ve posterior bulbi doğrultusunda yer değiştirmesi.

Lens ektopisi : Gözde, göz merceğinin doğuştan normal anatomik yerinin, silyer cisimciğe yapışık olarak dışında bulunması, ektopik lens. Özellikle köpek ve atlarda yaygındır.

Lens kalınlaşması : Gözün gelişiminde vezikula optika adı verilen göz kesesinin ektodermle teması sonucunda oluşan kalınlaşma, lens vezikülü. Zamanla ektodermle olan bağlantı kaybolarak içi epitel hücreleriyle dolu yuvarlak bir lens vezikülü biçimlenir.

Lens vezikülü : Lens kalınlaşması.

Lensaya almak : Sorguya çekmek, azarlayıp hırpalamak.

Diğer dillerde Lens anlamı nedir?

İngilizce'de Lens ne demek? : n. piece of transparent material having two opposite surfaces which refract rays of light to form an image; part of the eye which focuses light rays to form an image on the retina

n. Lens, a city North France

n. (also: La) lanthanum, lanthanide rare earth element

Fransızca'da Lens : verres de contact

Almanca'da Lens : Linse