Frisette türkçesi Frisette nedir

  • Saçı lülesi.
  • Alına takılan kıvırcık saç perçemi (özellikle suni).

Frisette ingilizcede ne demek, Frisette nerede nasıl kullanılır?

Bichon frise dog : İspanya’nın tenerife şehrinden ve kanarya adalarından köken alan, barbet water spanyel ve poodle melezi olarak 1 yüzyılda görülen ve ispanyol tüccarlar tarafından fransa’ya götürülerek 1 yüzyılda bir gösteri köpeği olarak fransa sarayının maskotu haline gelmiş, küçük yapılı, yüzü orta uzunlukta, burnu küt ve siyah renkli, gözleri yuvarlak ve koyu renkli, kulakları sarkık ve tüylerle kaplı, kuyruğu sırtta doğru dönük biçimde taşınan, tamamen beyaz renkli 7–10 cm uzunluğundaki yumuşak ve ipeksi alt tüyler ve kıvırcık dış tüylerden oluşan kürkü çift katmanlı, sevimli bir tüy yumağı şeklinde görünen, nedensiz yere havlamayan, zeki, cesur ve sevgi dolu, günümüzde köpek güzellik yarışmalarının aranan köpeği haline gelen, güzel görünüşü ve insanlara eşlik etmesi için yetiştirilen köpek ırkı, tenerife köpeği. Bişon çuha köpeği.

Cheval de frise : Düşmanın geçmesini engellemek için kullanılan krampon çivileri veya dikenli telle kaplanmış bir yol kapanı gibi seyyar engel. Kazıklı duvar.

Chevaux de frise : Düşmanın geçmesini engellemek için kullanılan krampon çivileri veya dikenli telle kaplanmış bir yol kapanı gibi seyyar engel.

 

Friseur : Kadın berberi.

Frisbee : Hoşça vakit geçirme amacıyla oyuncular arasında ileri geri atılan plastik disk. Frizbi.

Frisk : Sıçrayıp oynamak (mutlu bir şekilde). Üstünü aramak. Üzerini aramak. Kuyyruk sallamak. Oynamak. Koşuşmak. Zıplamak. Kuyruk sallamak. Oynaşmak. Oynatmak.

Frisian : Friz. Frizler. Frizye dili. Frizye ile ilgili. Frizyeli.

Friskers : Hoplayan kimse. Dans eden kimse. Üstünü arayan kimse. Üst araması yapan kimse. Gizlenmiş mallar veya silahlar arayışı içinde bir kimsenin üzerini aryan kimse.

Frisker : Hoplayan kimse. Üstünü arayan kimse. Gizlenmiş mallar veya silahlar arayışı içinde bir kimsenin üzerini aryan kimse. Üst araması yapan kimse. Dans eden kimse.

Frisbees : Frizbi. Hoşça vakit geçirme amacıyla oyuncular arasında ileri geri atılan plastik disk.

İngilizce Frisette Türkçe anlamı, Frisette eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frisette ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rose window : Gül pencere. Renkli camlarla süslü yuvarlak pencere. Gülbezek. Gülpencere. Rengarenk camlı yuvarlak pencere.

Adornment : Donatma. Süs. Bezek. Güzelleştirme. Bezeme. Dekor. Ziynet. Takı. Süsleme. Donama.

Window : Gösteriş. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Vitrin. Radarı şaşırtmak için uçaktan saçılan mermi. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Pencere menüsü. Pencere. Camekan. Bir şeyi yapmak için elverişli zaman bölümü. Cam.

Frisette ingilizce tanımı, definition of Frisette

Frisette kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fringe of hair or curls worn about the forehead by women.