Frontless türkçesi Frontless nedir

  • Önsüz.
  • Yüzü olmayan.
  • Yüzsüz.
  • Yüzsüz (eski kullanım).
  • Önü olmayan.

Frontless ingilizcede ne demek, Frontless nerede nasıl kullanılır?

Frontlet : Alın (hayvan). Alın bağı. Hayvan alnı.

Frontlets : Alın (hayvan). Hayvan alnı. Alın bağı.

Frontlighting : Far. Işık kaynağının, konunun önünde yer alması, konu üzerine önden ışık göndermesi durumu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Önden aydınlatma.

Frontline : (futbol) bir takımın çizgi hakemi (spor) ön taraf en uzak yerde oynayan oyuncular. İki farklı pozisyon arasındaki sınır (savaşta, politikada, vs.). Eğimli yüksek tavanlı. Cephe hattı.

Front and rear : Ön ve arka. İleriye ve arkaya doğru en uzak olan bölüm.

Front axle : Ön dingil. Öndingil. Bağımlı askı düzenlerinde ön tekerlekleri birbirine bağlayan ve aracın ön bölümünü taşıyan dingil. Ön aks.

Front benchers : İleri gelenler. Önde gelenler. Bakanlar.

Front bench : Ön sıralar. Avam kamarasında bakanlar sırası.

Front bender : Öne eğilip başını bacakları arasına sokabilen becerili kişi. Kurbağa adam.

Front curtain : Sahneye veya salona açılan perde. Ana perde. Sahneyi salona açan ve kapayan büyük perde.

İngilizce Frontless Türkçe anlamı, Frontless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frontless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bootless : Faydasız. Yararsız. Boş. Neticesiz. Gereksiz. Beyhude.

Sleeveless : Kolsuz. Kolsuz (elbise).

Unsettled : Kararsız. Tedirgin edilmiş. Huzursuz. Askıda. Yerleşilmemiş. İstikrarsız. Tedirgin. Değişken. Oturmamış. Kararlaştırılmamış.

Barefaced : Apaçık. Düpedüz. Arsız. Utanmaz. Yüzü açık. Ar namus tertemiz.

Bald : Sade. Sıkıcı. Yalın. Kılsız. Dazlak (argo terim). Dazlak. Saçsız. Küstah. Tüysüz. Yapraksız.

Faceless : Kimliği belirsiz. Kim olduğu belirsiz. Meçhul. Görünmeyen ama gerçekte iktidarlı olan.

Baldest : Saçsız. Kılsız. Yavan. Küstah. Süssüz. Tüysüz. Sade. Besbelli. Kabak.

Brassier : Pirinç kaplı. Arsız. Sırnaşık. Pirinç gibi. Pirinç sarısı renginde. Cırtlak. Gürültücü ve kaba (kadın). Küstah.

Unproductive : İşlek olmayan. Atıl. Üretken olmayan. Kar etmeyen. Verimsiz. Randımansız. Kısır. Bereketsiz.

Vagabond : İşsiz güçsüz dolaşan kimse. Hovarda. Baldırı çıplak. Serserilik etmek. Kopuk. Amaçsız. Avare. Başıboş. Başıboş kimse. Serserilik yapmak.

Frontless synonyms : as bold as brass, balds, vain, bold faced, baldfaced, brasher, balder, audacious, futile, brashest, brassiest, bare faced, brazen, brassy.

Frontless zıt anlamlı kelimeler, Frontless kelime anlamı

Productive : Kazançlı. Karlı. Verim artırıcı. Mümbit. Üretken. Sonuç getiren. Yaratıcı. Prodüktif. Müsmir. Velut.

Settled : Meskã»n. Ödenmiş. Oturulan. Düzenli. Sürekli. Yerleşik. Değişmez. Kararlı. Durgun. Sabit.

Frontless ingilizce tanımı, definition of Frontless

Frontless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Impudent. Without face or front. Shameless. Not diffident.