Fumarole türkçesi Fumarole nedir

  • Tüten.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Fümerol.
  • Yanardağların ağız ve çatlaklarından, güçlüce ya da yeğnice, az çok gürültü ile çıkan gaz ve buharlar.

Fumarole ingilizcede ne demek, Fumarole nerede nasıl kullanılır?

Acid fumarole : 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Ekşit (asit) tüten. Asit fümarol. Asit tüten.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Cold fumarole : 100° c den aşağı sıcaklıkta co2 li ya da co2 siz su buharı çıkaran tütenler. Soğuk fümarol. Soğuk tüten.

Fumaroles : Sadece sülfürlü gazlar çıkan volkan krateri. Su ve buhar çıkışı. İçinden gazların sızdığı volkanik krater. Yanardağ hasarı. Tüten delik. Fümerol. Tüten. Kraterinden gazlar çıkan volkan. Fümarol.

Fumarolic : Sıcak gazlar salan volkanik krater ile ilgili. Fümerolle ilgili. Fümerole ait.

Infumated : Dumana maruz bırakarak kurutmak.

Fumarate : Fumarat.

Fumatory : Dumanla ilgili. Tütmek. Şahtere otu.

Fumatorium : Bitkilerin tütsülendiği hava sızdırmaz yapı.

Infumate : Dumana maruz bırakarak kurutmak.

İngilizce Fumarole Türkçe anlamı, Fumarole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fumarole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Chemical compound : Kimyasal bileşik. Kimyasal bileşim. Kimyasal terkip. Kimyasallar karışımı.

Smoky : Dumansı. Duman dolu. Duman çıkaran. Dumanlı. Dumanla dolu. Duman rengi. Füme. Dumana benzeyen. Duman gibi.

Algonkian : Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Alkongien. Bir prekambriyen sistemi. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Algonkiyen.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Absolute age : Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Kesin yaş. Salt yaş. Mutlak yaş.

Coumarone : Kumaron.

Smokiest : Koyu füme. Duman çıkaran. Dumanla dolu. Dumanlı. Duman gibi. Duman rengi. Dumana benzeyen. Füme. Dumansı.

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

After shock : Artçı deprem (depremden sonra). Artçı sarsıntı. Artçı şok. Art sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı.

Compound : Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Birkaç elementden yapılmış madde. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Birleşik. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Bileşik. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır.

 

Fumarole synonyms : benzofuran, absolute chronology, acid fumarole, smoking, fuming, reeky, smokier, alkali rocks, abyss, abrasive power, acrozone, adventive cone, agricultural geology, aggregats, fumaroles, alcalic fumarole, adjacent rock.

Fumarole ingilizce tanımı, definition of Fumarole

Fumarole kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A hole or spot in a volcanic or other region, from which fumes issue.