Funicular türkçesi Funicular nedir

  • Dağ demiryolu.

Funicular ingilizcede ne demek, Funicular nerede nasıl kullanılır?

Funicular railway : Kablo ile işleyen demiryolu. Kablolu tren. Füniküler demiryolu. Füniküler.

Funiculars : Tel tel. Füniküler. İpli. Kablolu tren. Telle işleyen. Halatlı. Kablolu. Telli. Lifli.

Funiculitis : Funikulitis. Sperma kordonunun yangısı. spinal sinirin omurga içinde kalan kısmının yangısı.

Funiculus : Funikülus. Göbek bağı. Fünikülit. Funikulus. Kordon. Kordon, iplik, demetçik.

Funiculus spermaticus : Sperma kordonu. Canalis vaginalis içinde, er bezine giden ve gelen damarlarda ve sinirlerle ductus deferens'in seröz bir zarla sarılmasından oluşan kordon, spermatik kordon, sperm kordonu, funikulus spermatikus. Sperm kordonu.

Epifuniculum : Epifunikulum. Funikulus spermatikusun içinden geçtiği kanalis vaginalisin duvarlarını örten periton yaprağı.

Funiculus umblicalis : Anne karnında anneyle yavrunun irtibatını sağlayan ve bünyesinde a. ve v. umbilicalis, allantois ve meckel divertikülü'ünü barındıran yapı, göbek bağı, funikulus umbilikalis. Göbek kordonu.

Funicle : Funikulus. Plasenta ile tohum taslağını birleştiren sap. Kordon. Funikül. Göbek bağı.

Funiculus umbilicalis : Göbek kordonu. Göbek bağı. Funikulus umbilikalis.

Funic : Funik.

 

İngilizce Funicular Türkçe anlamı, Funicular eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Funicular ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cable railway : Tramvay. Tel yol. Döner kablo aracılığıyla trenin hareketi sağlanan bir demiryolu türü. Halatlı varagele. Asma demiryolu. Kablolu demiryolu. Kablolu tren.

Railroad : Meclisten hızla geçirmek. Tren yolu. Demiryolu ile taşımak. Demiryolu ile donatmak. Demiryollarında çalışmak. Hızla bir yasayı onaylamak. Zorlamak. Mecbur etmek. Şimendifer. Demiryolu.

Railway : Şimendifer. Banliyö hattı. Tren yolu. Demiryolu. Tren. Demiryolu (ingiliz ingilizcesi). Taşıtların metal raylar üzerinde hareket ettiği ulaşım yöntemi.

Funicular railway : Füniküler demiryolu. Kablo ile işleyen demiryolu. Kablolu tren. Füniküler.

Railway system : Demiryolu sistemi. Demiryolu ağı. Demiryolu şebekesi.

Cable car : Teleferik. Bir kabloya tutturulmuş ve onun vasıtasıyla hareket eden büyük kabin. Kablo ile işleyen vagon. Kablo ile çekilen araba. Kablo ile çekilen vagon. Havai hat arabası.

Railroad line : Demiryolu hattı.

Car : İngiltere'de tekerlekli. Otomobil. Makine. Vagon. Vagonet. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Yolcu bölümü (balon veya zeplin). Yolcu taşıyan herhangi bir aracın bölmesi. Araba. Oto.

Funicular synonyms : railway line.

Funicular ingilizce tanımı, definition of Funicular

Funicular kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Consisting of a small cord or fiber.