Railway türkçesi Railway nedir

  • Demiryolu (ingiliz ingilizcesi).
  • Banliyö hattı.
  • Demiryolu.
  • Taşıtların metal raylar üzerinde hareket ettiği ulaşım yöntemi.
  • Şimendifer.
  • Tren yolu.
  • Tren.

Railway ile ilgili cümleler

English: His father was a railway worker.
Turkish: Onun babası bir demiryolu işçisi.

English: A rail is a piece of metal or wood which is long and thin. For example, a train runs on rails, which is why we call it a railway train.
Turkish: Ray, metal ya da tahtadan yapılmış ince ve uzun bir şeydir. Örneğin, trenler ray üzerinde gider, bu yüzden ona demir yolu treni diyoruz.

English: I'm sitting in the railway station.
Turkish: Tren istasyonunda oturuyorum.

English: He was injured in a railway accident.
Turkish: Bir tren kazasında yaralandı.

English: A railway bridge is already being built over the river.
Turkish: Bir demir yolu köprüsü zaten nehir üzerinde inşa ediliyor.

Railway ingilizcede ne demek, Railway nerede nasıl kullanılır?

Railway accident : Demiryolu kazası.

Railway bill : Yük senedi. Taşınan malın türü, miktarı, ambalajının biçimi, gönderenin ve alıcının isim ve adresleri gibi bilgilerin yer aldığı ve demiryolu taşımacılığında düzenlenen taşıma senedi.

Railway bridge : Demiryolu köprüsü. Köprüsü. Demiryolu.

Railway car : Vagon.

 

Railway carriage : Demiryolu kavşağı. Demiryolu vagonu.

Railway engineering : Demiryolu mühendisliği. Demiryolu mühendisiliği.

Railway crossing : Kontrolsüz demiryolu geçidi. Eşdüzey demiryolu geçidi. Tren yolu geçidi. Tren geçidi.

Railway clerk : Tren memuru.

Railway guide : Demiryolu rehberi. Demiryolu kılavuzu.

Railway cutting : Demiryolu yarması.

İngilizce Railway Türkçe anlamı, Railway eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Railway ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cable railway : Kablolu tren. Halatlı varagele. Tramvay. Kablolu demiryolu. Asma demiryolu. Tel yol. Döner kablo aracılığıyla trenin hareketi sağlanan bir demiryolu türü.

Broad gauge : Geniş hat demiryolu. Geniş hat. Geniş hatlı demiryolu.

Railroad : Demiryollarında çalışmak. Hızla bir yasayı onaylamak. Demiryolu ile taşımak. Meclisten hızla geçirmek. Zorlamak. Demiryolu ile donatmak. Mecbur etmek.

Turnout : Katılanlar. Grev. Giyiniş. Ürün. Üretim. Malzeme. Kıyafet. Katılım oranı. Verim. Katılım.

Railroads : Demiryolları.

Tie : Kravat. Bitiştirmek. Evlendirmek. İlişki. Bağlanmak. Bağlantı. Berabere kalmak. Bağ. Yenişememek. Ayakbağı.

Railroad train : Demiryolu katarı.

Railways : Demiryolu taşımacılığı.

Railway system : Demiryolu sistemi. Demiryolu şebekesi. Demiryolu ağı.

Metro : Yeraltı treni. Metro (ingiliz ingilizcesi). Metro. Ölçü. Büyük şehir veya başkent (hint ingilizcesi).

Railway synonyms : railroad tie, railway line, elevated, crosstie, railroad siding, rail line, elevated railway, switch, monorail, rail, train, tube, sidetrack, railroad line, funicular, runway, overhead railway, boat train, rack railway, underground, track, gantlet, standard gauge, subway, funicular railway, scenic railway, sleeper, cog railway, el, rail crossing, narrow gauge, railway bridge, railroad track.