Furrower türkçesi Furrower nedir

  • Bir yüzeye dar oluklar açan veya yontan kimse.
  • İz açan kimse.
  • Saban izi yapan kimse.

Furrower ingilizcede ne demek, Furrower nerede nasıl kullanılır?

Furrowers : Bir yüzeye dar oluklar açan veya yontan kimse. İz açan kimse. Saban izi yapan kimse.

Furrowed : Saban izi yapılmış. Buruşuk. Saban izi olan. Çizgileri olan. Oluklu.

Furrow slice : Sabanın devirdiği toprak. Sürüm dilimi.

Furrow : Kırıştırmak. Saban sürmek. Oluklar açmak. Oluk. Evlek. Kırışıklık. Tekerlek izi. Çizgi. Yollar açmak. Çizgi bırakmak.

Furrowing : İz açmak. Kırıştırmak. Çizgi bırakmak.

Furred : Kürkle kaplı. Kürk kaplı. Kürklü. Kireç tutmuş (kap). Paslı (dil).

Furrieries : Kürk atelyesi. Kürkçü dükkanı. Kürkçülük.

Furrily : Tüylü bir şekilde. Paslı bir şekilde.

Furriest : Kürkle kaplı. Tüylü. Kürk gibi. Kürk kaplı. Tüyleri kabarık. Paslı. Kürklü.

Furrows : Tekerlek izi. Kırışık. Saban izi. Çizgi.

İngilizce Furrower Türkçe anlamı, Furrower eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Furrower ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Receiver : Kabul eden kimse. Işığı, elektro-manyetik dalgaları alıp değerlendiren araç. göz, fotoğraf plağı, radyo, radyo ırakgörürü gibi. Para toplayıcı. Yığın iletişiminde örgütlü ya da örgütsüz aktarma araçlarıyla, kendisine bilgi ya da ileti yollanan kişi. Tahsildar (vergi, gümrük). Karşılayan. Alıcı. Tenis, bilgisayar, fizik, uzay, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Para alıcısı. Toplama kabı (distilasyon).

 

Trench : Toprağa gömülecek boruları döşemek için açılan yarık. Siper. Siper kazmak. Kazmak. Hendek kazmak. Çukur. Hendek. Bellemek. Suyolu.

Gash : Kertmek. Kesik. Kesmek. Bıçak yarası. Kertik. Yaralamak. Uzunca bıçak yarası. Derin yara açmak. Yarık açmak. Derin yara.

Seamers : Yivler oluklar yapan kimse. Dikişler ve ilmiklerle bağlayan kimse. Dikişçi.

Freeloader : Bedavacı. Asalak. Başkalarının sırtından geçinen. Anaforcu. Lüpçü. Otlakçı. Beleşçi.

Recipient : Alacak olan kimse. Teslim alan. Duyarlı. Alıcı. Alan. Kendisine kan verilen birey. embriyo naklinde embriyoların nakledildiği taşıyıcı dişi, resipient. Tebellüğ eden. Hassas. Alan kimse.

Seamer : Dikişler ve ilmiklerle bağlayan kimse. Yivler oluklar yapan kimse. Dikişçi.

Cut : Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Kesilmiş. İndirimli. Yontmak. Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sulandırmak. Kurgulamak. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. Kes.

Furrower synonyms : furrowers.

Furrower zıt anlamlı kelimeler, Furrower kelime anlamı

Lender : Banka. Ödünç veren. Borç veren. Borç para veren kişi. İkraz eden. Faizle borç para veren. Mukriz. Kredi açan. Borç veren kimse.

Unfold : (katlanmış bir seyi) açmak. Ortaya çıkarmak. Sermek. Açıklamak. Gelişmek. Gözler önüne serilmek. Açmak. Açmak (katlanmış bir şeyi). Göz önüne serilmek. Gelişmek (öykü).