Fusils türkçesi Fusils nedir

  • Tüfek (eski).

Fusils ingilizcede ne demek, Fusils nerede nasıl kullanılır?

Fusil : Tüfek (eski).

Fusilier : Eskiden tüfekler ile silahlanmış olan ingiliz piyade eri. Tüfek kullanan asker. Tüfek ile silahlanmış asker.

Fusiliers : Tüfek ile silahlanmış asker. Eskiden tüfekler ile silahlanmış olan ingiliz piyade eri. Fusilier.

Fusillade : Yaylım ateşi. Yaylım ateş. Kurşuna dizmek. Salvo. Yaylım ateşi açmak. Erime sıcaklığı.

Fusillades : Yaylım ateşi açmak. Yaylım ateş. Kurşuna dizmek. Salvo. Yaylım ateşi. Erime sıcaklığı.

Fusible alloy : Düşük sıcaklıkta eriyebilen alaşım. Düşük sıcaklıklarda eriyen alaşım.

Fusiform : İğ biçiminde olan, her iki uçta inceleşen. Her iki uçta incelen, mekik veya iğ biçiminde olan, füziform. İğ biçimli. İğimsi. Fuziform. İğ şeklinde. İğbiçimli. İğbiçim. İğ biçiminde olan. İğsi.

Fusibility : Kaynaşabilir olma. Bir maddenin eriyebilir olma derecesi. Eriyebilirlik. Eriyebilir olma. Erime kabiliyeti. Kaynaşabilirlik.

Fusibly : Yapışkan bir şekilde. Eriyebilir bir şekilde.

Fusibleness : Kaynaştırılabilir olma durumu. Eritilebilir olma niteliği.

İngilizce Fusils Türkçe anlamı, Fusils eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fusils ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Fret : Kızmak. Telli çalgılarda klavye üzerinde notaların yerlerini belirlemek amacıyla bölümlenmiş ve parmakla basılan aralık. Rahatsız etmek. Sıkmak. Sinirlendirmek. Perde demiri. Endişelenmek. Kendi kendini yemek. Kemirmek. Yiyip bitirmek.

Dither : Kararsızlık. Eli ayağı titremek. Titremek. Duraksamak. Kararsızlık ve heyecana kapılmak. Telaş. Panik yapmak. Eli ayağına dolanmak. Kıpırtılandırmak.

Scruple : Bilinç. Vicdanı el vermemek. Vicdanı elvermemek. Ahlak ilkesi. Tereddüt (vicdanın elvermemesinden ileri gelen). Şüphe. Kaçınmak. Tereddüt etmek. Vicdanı elvermeme. Vicdan.

Pother : Üzmek. Toz bulutu. Şamata. Gürültü etmek. Curcuna. Dert. Başını ağrıtmak. Karışıklık. Sinirlendirmek. Gürültü.

Flap : Kanat çırpmak (kuş). Zırvalamak. Kanatlarını çırpmak. Sinirlenmek. Çırpmak. Saçmalamak. Çırpmak (kuş kanatlarını). Sallanmak. Sallamak. Savurmak.

Niggle : Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Fazla titiz olmak. Ufak tefek kusurlar üstünde durmak. Üzerinde durmak. Detayları çok önemsemek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Gereksiz ayrıntılarla vakit geçirmek. Gereksiz ayrıntılarla uğraşmak. İnce eleyip sık dokumak. Kılı kırk yarmak.

Worry : Üzmek. Taciz etmek. Endişe etmek. Endişelendirmek. Tedirgin olmak. Merakta kalmak. Sıkıntı kaynağı. Üzülmek. Üzüntü. Sinirlenmek.

Fusils synonyms : fusil.

Fusils zıt anlamlı kelimeler, Fusils kelime anlamı

Productive : Yaratıcı. Karlı. Bereketli. Verim artırıcı. Kazançlı. Üretken. Müsmir. Mümbit. Verimli. Prodüktif.

Useful : İşe yarar. Yarar. Yararlı. Yarayışlı. Onat. Yardımcı. Yaraklı. Hasiyetli. Kullanışlı. Faydalı.