Gıdı nedir, Gıdı ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Keçi yavrusu, oğlak.
Çene altı, gerdan.
Eşek yavrusu, sıpa.
Küçük çömlek, güveç.
Gıdı ile ilgili Cümleler
- Beni gıdıklamayı bırak!
- Sen gıdıklanır mısın?
Gıdı anlamı, tanımı
Gıdıbış gıdıbış : Yuvar yuvar (yürüyüş için).
Gıdıf : Cilve: İnsanı görünce gözlerinin içi gülüyor, gıdıf ediyor.
Gıdıg : Köpek, koyun, keçi ve benzerleri hayvanları çağırma ünlemi. Çene altı, gerdan.
Gıdıgıdı : Önemsiz işler için kullanılır: Bu kadar lüzumlusu varken sen gıdıgıdı işlerle uğraşıyorsun. Cimri, pinti. Leblebi.
Gıdıgıstı : Atların boynuna takılan büyük mavi boncuk. Bir şeyin yeteri kadar verilmemesini anlatır: Ben Ali'lerde çalışmam yiyecekleri gıdıgıs-tıynan verirler.
Gıdığı gızmak : İçki içtikçe iştabı artmak: Gıdığı gızdımıydı içkiye ganmak bilmez gayrı.
Gıdıh : Keçi yavrusu, oğlak. Çene altı, gerdan. Çene altı, gerdan, boyun. Çenenin altından sarkan et (Çayağzı). Küçük sepet.
Gıdıhlamah : Gıdıklamak.
Gıdık etmek : Gıdıklamak.
Gıdık gıdık : Köpek, koyun, keçi ve benzerleri hayvanları çağırma ünlemi. Köpek çağırmak ünlemi.
Gıdıklanma : Gıdıklanmak işi.
Gıdıklayış : Gıdıklama işi.
Gıdıklık : Gerdanlık.
Gıdıl : Yaramaz, haşarı çocuk. Kısa boylu.
Gıdıl gıdıl : Baş ağrıtacak şekilde aralıksız ve tekdüzen bir şekilde konuşmayı anlatır. Küçük çocukların yürümesi (için kullanılır).
Gıdılamak : Kırıtarak, çalımlı yürümek: Senin kız gıdılamaya başladı, nişanlasana. Bir şey yuvarlanmak. Gereksiz ve devamlı söylenmek.
Gıdılanmak : Zaman geçirmek, oyalanmak. Gereksiz ve devamlı söylenmek.
Gıdıldamak : Zaman geçirmek, oyalanmak. Gereksiz ve devamlı söylenmek.
Gıdıldanmak : Zaman geçirmek, oyalanmak.
Gıdılık : Küçük. [Bakınız: gınnık]. Yeni doğan çocuğa büyükanne tarafından donatılan beşik. Bodur, cüce.
Gıdım gıymıh : Zorlukla anlamında kullanılır: Ben onnarı her gapıdan gıdım gıymıh topladım.
Gıdım gıymık : Azar azar.
Gıdıma : Küçük.
Gıdıman : Pek az.
Gıdımcık : Pek az: Bana bir gıdımcık peynir verir misin ? Ekmeğimi bitireyim.
Gıdımcık gıdımcık : Azar azar.
Gıdımcuk : Pek az.
Gıdımık : Cimri.
Gıdımık gıdımık : Azar azar.
Gıdır gıymık : Azar azar.
Gıdır kıymık : Azar azar.
Gıdıra : İki kulplu seramik tencere. (Ulucak Eşme Uşak).
Gıdırel : Akılsız.
Gıdırık : Yuvarlak küre biçiminde olan şey.
Gıdış : Kardeş. Uyuz hastalığı.
Gıdış gıdış : Yuvar yuvar (yürüyüş için).
Gıdışgın : Hareketli.
Gıdıy : Koridor.
Idı gıdı : Bir şeyin en ince ayrıntısı.
Bir gıdım : Çok az miktarda.
Gıdı gıdı : Çocukları gıdıklarken veya güldürürken söylenen söz.
Gıdık : Çene altı, gerdan.
Gıdıklama : Gıdıklamak işi.
Gıdıklamak : Vücudun bazı yerlerine dokunarak ürperme veya gülerek kaçınma ile beliren bir sinir tepkisi uyandırmak. Eğlendirici, hoşa giden sözler söylemek.
Gıdıklanmak : Gıdıklama işi yapılmak.
Gıdım : Küçük bir parça, bir miktar.
Gıdım gıdım : Azar azar.
Diğer dillerde Gıdasal indigesyon anlamı nedir?
İngilizce'de Gıdasal indigesyon ne demek ? : nutritional indigestion


Bu kısımda Gıdı nedir? Gıdı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gıdı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gıdı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.