Gad türkçesi Gad nedir
- Üvendire.
- Avare dolaşmak.
- Sivri demir.
- Erkek ismi (ibranice).
- Jacob'ın oğlu (incil'le ilgili).
- Eğlence peşinde koşmak.
- Sivri uçlu demir.
- Gad kabilesi.
- Sürtmek.
- İsrail'in 12 kabilesinden biri.
- Serserilik yapmak.
Gad ile ilgili cümleler
English: Can this gadget replace a human heart?
Turkish: Bu alet insan kalbinin yerini tutar mı?
English: Tom's new gadget is cool, but useless.
Turkish: Tom'un yeni aleti harika ama faydasız.
English: These gadgets seem to be of no use.
Turkish: Bu araçlar faydalı gibi görünmüyor.
English: What's your favorite gadget?
Turkish: En sevdiğin araç hangisidir?
English: This is a great time-saving gadget for the housewife.
Turkish: Bu, ev hanımı için büyük bir zaman tasarruf aygıtı.
Gad ingilizcede ne demek, Gad nerede nasıl kullanılır?
Gad about : Orada burada dolaşmak. Başıboş dolaşmak. Fink atmak. Aylaklık etmek. Orada burada sürtmek. Serserilik yapmak. Eğlence peşinde koşmak. Sürtmek.
Gad around : Aylaklık etmek. Başıboş dolaşmak.
Gad yaakobi : İsrail parlamentosunun işçi partisi üyesi.
By gad : Yemin ederim.
Gadabout : Avare kimse. Serseri. Hovarda. Sürtük. Gezenti. Başıboş tip.
Gadgeteer : Küçük aletler kullanmayı veya icat etmeyi seven kimse. Ufat tefek aletler üretmeyi veya kullanmayı seven kimse. Ivır zıvır şeyleri kullanmayı veya icat etmeyi seven kimse.
Gadded : Eğlence peşinde koşmak. Serserilik yapmak. Sivri uçlu demir. Sivri demir. Üvendire. Avare dolaşmak. Sürtmek.
Gadflies : Israrcı kimse. Suda, toprakta ya da başka böcek kurtçuklarında asalak yaşayan, gelişme çağında etçil, ergin dişileri kan emici, oldukça iri sinekler familyası. Yapışkan tip. Atsineği. At sineği. Sığır sinekleri.
Gadders : Aylak aylak dolaşan. Gezgin. Avare. Amaçsızca dolaşan kimse.
Gadarene : Aceleci. Çökelen. Hızlı ve düşünmeden. Apar topar.
İngilizce Gad Türkçe anlamı, Gad eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gad ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Enchafe : Rahatsız etmek. Ovarak ısıtmak. Yıpratmak. Yara etmek. Heyecanlanmak. Tedirgin etmek. Berelemek. Ovmak. Taciz olmak.
Rambled : Başıboş gezmek. Yayılmak. Kıvrılarak uzanmak (nehir). Abuk sabuk konuşmak. Yayılıp büyümek (bitki). Boş boş dolaşmak. Konuyu dağıtmak. Başıboş dolaşmak. Gezinmek.
Meander : Dolanıp durmak. Kıvrılmak. Kıvrıla kıvrıla akmak. Dolambaçlı yoldan gitmek. Dolanmak. Gezinmek. Dolana dolana gitmek. Boş boş dolaşmak. Kıvırmak.
Eliahu : Elijah. İsrail topraklarında putperestlikle mücadele eden yahudi kahin (incil'le ilgili olan).
Spike : Alkol katmak. Başak. Delmek. Uzun çivilerle tutturmak. Anlık gerilim yükselmesi. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Sivri uç. Aniden yükselmek veya artmak. Sivri demir ile delmek.
Prodded : Kakmak. Çivili sopa. Teşvik etme. Dürtme. Teşvik etmek. Özendirmek. Dürtmek. Kışkırtmak. Hatırlatıcı şey.
Ramble : Konuyu dağıtmak. Yayılmak. Gezinmek. Başıboş dolaşmak. Kıvrılarak uzanmak (nehir). Boş boş dolaşmak. Yayılıp büyümek (bitki). Abuk sabuk konuşmak. İpsiz sapsız konuşmak.
Gad synonyms : anxiety reaction, generalized anxiety disorder, anxiety disorder, eliav, gamliel, gadding, spur, rove, mosey, eliran, chafed, enchafing, johanan, gadi, hanan, eitay, meanders, gall, hang about, boot, maunder, moseys, chafe, rowel, moseyed, elkanah, prod, galled, hang around, meandered, rambles, gad about, gallivanted.
Gad ingilizce tanımı, definition of Gad
Gad kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To rove or go about, without purpose. To walk about. Hence, to run wild. To be uncontrolled. The point of a spear, or an arrowhead.

Bu kısımda Gad kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gad ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gad anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gad ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.