Gari nedir, Gari ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Artık, bundan böyle.

Eski türkçe karı: karı; eş; refika; zevce.

Kan, kadın.

Gayri, artık.

Gayri, artık.

Karı, kadın eş.

Artık.

Gari ile ilgili Cümleler

  • Garip sesler duydum.
  • Dün başımdan garip bir şey geçti.
  • “Başka yerlerde bana bir gariplik basıyor.”
  • Üyeler bir bir garip hikayelerini anlattı.
  • “Frankfurt caddelerinde en çok garibime giden insan, dilencisi olmuştur.”
  • “Sizin gibi modern bir sosyete adamının böyle düşünmesini garip buluyorum.”
  • O gerçekten garip.
  • O garip görünüyor mu?
  • Garip şeyler burada olma eğilimindedir.
  • Dün bana garip bir şey oldu.
  • Garip davranıyor.
  • Garip olduğumu düşünüyor musun?
  • Garip bir şey fark ettin mi?
  • Garip şeyler olur.
  • Daha önce hiç yurt dışına çıkmamıştım, bu yüzden her şey garibime gitti.
  • Bu adamlar garip.

Gari ile ilgili Atasözü veya Deyim

(birine) gariplik basmak : yalnızlık çökmek.

garibe bir selam bin altın değer : “yabancı yerde tek başına kalan kimseye karşı gösterilecek küçük bir ilgi, en büyük iyilik yerine geçer” anlamında kullanılan bir söz.

garibine gitmek : yadırgamak, şaşırmak.

garip bulmak : yadırgamak, tuhaf ve anlaşılmaz olarak nitelemek.

garip kuşun yuvasını allah yapar : “garip ve kimsesiz kişiye Tanrı yardım eder” anlamında kullanılan bir söz.

 

işin garibi : işin tuhafı.

Gari kısaca anlamı, tanımı

Garibancık : Kimsesiz ve zavallılara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz

Gariben : Gariban.

Garicik : Fazla suda kalan eller buruşmak.

Garig : Akdeniz ülkelerinde, makinin tahribinden sonra ortaya çıkan daha kısa boylu çalı toplulukları.

Garik : Artık, bundan böyle. Keçi yavrusu, oğlak. Artık.

Garim : Haram. Bataklık sularının çekilmesi için yapılan ark. Artık, bundan böyle. Arapça kökenli garim: Kötülük (Erzincan Merkez).

Garim olmak : Zehir, zıkkım olmak.

Garin bujadouxsendromu : Lyme hastalığı.

Garine : Karne.

Garip yiğitler ağası : Sağ gariplerle sol garipler bölüklerinin ağaları.

Garipçe : Afyon kenti, Sincanlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Ankara şehri, Güdül ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Antalya kenti, Bozova bucağına bağlı bir yerleşim yeri. İstanbul kenti, Sarıyer ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kayseri şehrinde, İncesu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Garipçetekke : Bursa ilinde, Söğütalan bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Garipçiler : 1941'de yayımlanan "Garip" adlı betikte, koşukları toplanan Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat üçlüsüne verilen ad. Bu ozanlar, sanatta sürüp gelen biçimciliğe, aşırı duygusallığa karşı çıkarak söyleyiş güzelliğini sanatta temel saymışlardır, bk. Cumhuriyet dönemi yazını.

 

Garipdos : Okaliptüs.

Garipköy : Denizli şehri, Tavas belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Isparta ili, Senirkent ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Garipler : Yozgat şehri, Sorgun ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Garipleşme : Garipleşmek işi.

Garipöldüren : Üçüncü sigarası. Üçüncü adıyle anılan sıgara. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta).

Garipsenme : Garipsenmek işi.

Garipsenmek : Garipseme işi yapılmak.

Garipsimek : Özlemek.

Garipşah : Kastamonu kenti, Taşköprü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Garipuşağı : Tunceli şehri, Karaoğlan nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Hık gari : Haydi oradan, oldu mu yani, ne yaptın şimdi!.

Gariban : Kimsesiz, zavallı, garip.

Garibanlık : Gariban olma durumu.

Garibe : Şaşılacak şey, yadırganacak şey.

Garip : Kimsesiz, zavallı. Yabancı, gurbette yaşayan, elgin. Acayip. Dokunaklı, hüzün veren. Şaşılacak bir şey karşısında söylenen söz.

Garipleşmek : Garip bir duruma gelmek.

Gariplik : Garip olma durumu, garabet.

Garipseme : Garipsemek işi.

Garipsemek : Kendini gurbette veya kimsesiz gibi düşünerek içlenmek. Bir şeyi garip, tuhaf ve uygunsuz bulmak, alışamamak, yadırgamak.

Hilkat garibesi : Bedeninde doğuştan normal olmayan gariplikler bulunan kimse. Acayip, garip, tuhaf şey.

Diğer dillerde Gaolao sığırı anlamı nedir?

İngilizce'de Gaolao sığırı ne demek ? : gaolao cattle