Garipçiler nedir, Garipçiler ne demek

Garipçiler; Yazın alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

1941'de yayımlanan "Garip" adlı betikte, koşukları toplanan Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat üçlüsüne verilen ad. Bu ozanlar, sanatta sürüp gelen biçimciliğe, aşırı duygusallığa karşı çıkarak söyleyiş güzelliğini sanatta temel saymışlardır, bk. Cumhuriyet dönemi yazını.

Garipçiler tanımı, anlamı

Gari : Artık, bundan böyle. Eski türkçe karı: karı; eş; refika; zevce. Kan, kadın. Gayri, artık. Karı, kadın eş. Artık

Garip : Kimsesiz, zavallı. Yabancı, gurbette yaşayan, elgin. Acayip. Dokunaklı, hüzün veren. Şaşılacak bir şey karşısında söylenen söz.

Cumhuriyet dönemi yazını : Cumhuriyet çağında doğup gelişen dil, biçim, konu bakımından yalınlığa ve halkçılığa yönelen yepyeni bir yazın akımı. Atatürk devrimleri toplumumuza yeni düşünceler kazandırmış, yepyeni bir yaşam yolu açmıştır. Yıkılan Osmanlı İmparatorluğu yerinde genç bir Türk devleti kuruluyordu. Harfler değişmişti. Türk dili yeni bir devrimle Osmanlıcadan büsbütün uzaklaşıyordu. Sanat alanı, bu oluşlara ilgisiz kalamazdı. Batı'da da XX. yüzyılın doğurduğu yenilikler birbirini kovalıyordu. Bizde de böyle oldu. Yepyeni bir anlayışla yeni bir yazın başladı. Roman türü bütünüyle gerçeğe, köy yaşantısına döndü. Koşuklarda eskinin temel saydığı ölçü, uyak kalmadı. Bu çağın ilk yenicilerinin sanat anlayışı "Garip"in önsözünde açıklanmıştır. Bu yüzden Orhan Veli ile Garip'te şiirleri toplanan ozanlara "Garipçiler" deniliyordu. Yenileşme hızlandı. Genç ozanlar birbirlerine benzemeyen örnekler verdiler. Bunların önde gelenlerine "İkinci Yeniciler" deniyor.

 

Cumhuriyet : Milletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi. Cumhuriyet altını.

Duygusal : Duygularla ilgili, duygulara dayanan, hissî. Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan).

Toplanan : Toplama işleminde toplamı oluşturan sayılardan her biri.

Söyleyiş : Söyleme işi. Bir kelimenin ses, hece, ton ve vurgu bakımından söylenme biçimi, söyleniş, sesletim, telaffuz.

Ozanlar : Ağrı şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Düzce kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehrinde, Yardımcı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Biçimci : Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.

Güzelli : Bitlis ilinde, Güroymak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Yozgat şehrinde, Şefaatli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Cumhur : Halk. Topluluk.

Koşuk : Şiir. Koşma, türkü.

Yazın : Yaz mevsiminde, yaz aylarında. Edebiyat.

 

Oktay : Ok gibi güçlü olan eşsiz kimse.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Sanat : Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Zanaat. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.

Temel : Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

Kanık : Kanaatkâr. Tokgözlü.

Yayım : Yayma işi. Herhangi bir eserin radyo ve televizyon aracılığıyla dinleyiciye, seyirciye ulaştırılması, neşir. Kitap, gazete vb. okunacak şeylerin basılıp dağıtılması, neşir.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Diğer dillerde Garin bujadouxsendromu anlamı nedir?

İngilizce'de Garin bujadouxsendromu ne demek ? : garin-bujadoux syndrome