Gaur türkçesi Gaur nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Koyu renkli ve geniş güneydoğu asya vahşi öküzü.
- Yaban sığırı.
- Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (bovidae) familyasından, 380 cm kadar uzunlukta 200 cm kadar yükseklikte, 85 cm kadar kuyruğu olan, geniş alınlı, kısa ve kalın boyunlu, sırtı esmer, karnı sarı, bacakları beyaz, hindistan'da kayalık ormanlarda yaşayan bir tür. gevir.
- Güney asyada bir öküz türü.
Gaur ingilizcede ne demek, Gaur nerede nasıl kullanılır?
Gauche : Patavatsız. Düşüncesiz. Savruk. Beceriksiz. Uygunsuz. Münasebetsiz. Yol yordam bilmeyen. Gaf yapan. Acemi. Kaba saba.
Gauchely : Patavatsızca. Seviyesizce. Uygunsuz olarak. Seviyesiz bir biçimde.
Gaucheness : Beceriksizlik. Sosyal incelik eksikliği. Yol yordam bilmeme. İncelik eksikliği. Sakarlık. Kabalık. Görgüsüzlük.
Gaucher cell : Gauscher hastalığına özgü, şişkin, hafif eozinofilik sitoplazma vakuolleri içeren makrofaj. Gaucher hücresi.
Gaucherie : Patavatsızlık. Pot kırma. Terbiyesizlik. Beceriksizlik. Acemice tavır. Kaba davranış.
Gauchos : Güney amerika çiftlik sahiplerinin giydiklerine benzeyen geniş uzun çizme pantolonu (1970'li yıllarda popüler olan). Kovboy pantolonuna benzer giysi. Atlı çoban.
Gauchers disease : Beta glikoserebrosidaz enziminin yetersizliği nedeniyle oluşan, gikoserebrosit metabolizmasının bozukluğuyla belirgin, köpek, koyun domuz ve farelerde görülen kalıtsal depo hastalığı, glukoserebrosidozis. Gaucher hastalığı.
Gauderies : Hoş olmayan. Göze batacak şekilde süslenmiş. Aşırı süslü. Aşırı süs. Ucuz olan dekorasyon ya da süs. Gösterişli ve göze çarpan süsleme. Süslü kıyafet. Süslü elbise. Bir şeyi gösterişli bir biçimde sergileme. Süslü giyim.
Gaudier : Mezunlar yıllık ziyafeti. Aşırı süslü. Cicili bicili. Süslü püslü. Mezunlar yemeği. Cırtlak renkli. Çok parlak. Çiğ renkli. Gösterişli. Şatafatlı.
Gaucho : Atlı çoban.
İngilizce Gaur Türkçe anlamı, Gaur eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gaur ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Acacia : Arap zamkı. Akasya sakızı. Mimoza. Akasya. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.
A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
Banteng : İneğe benzeyen yaban sığırı (güneydoğu asya ve malay takımadaları'nda rastlanır). Malezya yaban sığırı.
A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Gaur synonyms : asian wild ox, genus bibos, bibos, bibos gaurus, abacus bodies, abramis zone, aardvark, abambulacral area, abiotic environment, aardvarks, a site.
Gaur ingilizce tanımı, definition of Gaur
Gaur kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An East Indian species of wild cattle (Bibos gauris), of large size and an untamable disposition.

Bu kısımda Gaur kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gaur ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gaur anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gaur ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.