Gavel türkçesi Gavel nedir
- Senelik kira.
- Tokmak (toplantıda oturumun açıldığını ilan etmek için başkanın masaya vurduğu).
- Oturum başkanının tokmağı.
- Yargıç tokmağı.
- Tokmak.
- Duvarcı çekici.
Gavel ile ilgili cümleler
English: The courthouse ordered new gavels.
Turkish: Adliye yeni tokmaklar sipariş etti.
English: The judge banged his gavel.
Turkish: Yargıç tokmağını vurdu.
English: Judges often use gavels.
Turkish: Yargıçlar sık sık tokmak kullanır.
Gavel ingilizcede ne demek, Gavel nerede nasıl kullanılır?
Gaveled : Duvarcı çekici. Senelik kira. Tokmak (toplantıda oturumun açıldığını ilan etmek için başkanın masaya vurduğu). Tokmak. Yargıç tokmağı. Oturum başkanının tokmağı.
Gaveler : Toprak kiralayan kimse (ayrıca gaveller). Arazi kiralayan kimse. Senelik kira ödeyen kimse.
Gaveling : Yargıç tokmağı. Tokmak. Senelik kira. Tokmak (toplantıda oturumun açıldığını ilan etmek için başkanın masaya vurduğu). Oturum başkanının tokmağı. Duvarcı çekici.
Gavelkind : Mülkün çocuklar arasında eşit biçimde bölüşülmesi. Ölmüş kişinin oğulları veya erkek kardeşleri arasında eşit olarak paylaşılan icar (ingiliz hukuku). Bir arazinin tüm mirasçılara eşit biçimde pay edilmesi. Arazi kirasının eşit olarak paylaşılması.
Gaveller : Senelik kira ödeyen kimse. Toprak kiralayan kimse (ayrıca gaveler). Arazi kiralayan kimse.
Gave a hand : Yardımcı oldu. El uzattı. Yardım etti. Destekledi.
Gave a bad name : Kötülendi. Alçaldı. Adını kötüye çıkardı.
Gave a lecture : Ders anlattı. Aydınlatıcı konuşma yaptı. Azarladı. Konferans verdi.
Gave a damn : - için önemliydi. Umursadı. Taktı.
Gave a call : Telefonla aradı. Aradı. Telefon üzerinden aradı. Telefon etti.
İngilizce Gavel Türkçe anlamı, Gavel eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gavel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Knocker : Çıngırak. Kapı kapı dolaşan satıcı. Çan. Kapı tokmağı. Dövücü. Ampul. Batakçı. Uyarı çanı.
Beater : Vurucu. Döven. El mikseri. Dövücü. Çırpan şey. Çırpıcı. Mikser.
Scutch : Dövmek (pamuk). Etmak. Ayırma sopası. Atmak. Döverek kabartmak. Ditmek (yün). Döverek temizlemek. Didiklemek. Sopayla vurarak temizlemek.
Brake : Fren yapmak. Eğleç. Keten tarağı. Durduraç. Frenlemek. Büyük eğreltiotu. Sürtünme direnci ile, devinim erkesini ısıya çevirerek devimi durduran düzenek. Fren. Aracın hızını denetlemeye ya da durdurmaya yarayan aygıt.
Hammer : Orta kulağın üç küçük kemiğinden çekiç biçimindeki ilk kemik. malleus. Çekiç. Ağır yenilgiye uğratmak. Çekiçle vurmak. Atletizm, biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır. (fiyat) indirmek. Saldırmak. Hızlı atmak. Çekiç kemiği.
Beetles : Çok hücrelilerden (metazoa), eklem bacaklılar (arthropoda) dalının, gerçek eklem bacaklılar (euarthropoda) alt dalının, böcekler (ınsecta) sınıfının, kanatlılar (pterygota) alt sınıfından, büyüklük, biçim ve renk bakımından oldukça fazla değişiklikler gösteren, orta göğüs bölütü büyük, ön kanatlar elitra denen kın biçimindeki kanat örtülerine değişmiş, bazen elitrasız, zar gibi art kanatları uçmayı sağlayan, çiğneyici tip ağız parçalan bulunan, gelişmelerinde tüm başkalaşım görülen türleri olan bir familya. altın böcek (cetonia aurata), uğur böceği (coccinella septempunctata), mayıs böceği (melolontha vulgaris), ateş böceği (lampyrus noctiluca), un böceği (tenebrio molitor), buğday böceği (calandra granaria), geyik böceği (lucanus cervus), mercimek böceği (bruchus lentis), su böceği (hydrophilus caraboides), girinus (gyrinus), klaviger (claviger), pislik böceği (ateuchus sacer) en iyi bilinen tür ve cinsleridir. Birinci çift kanatları sert, boynuzsu, ikinci çift kanatları zarsı, ağız parçaları çiğneyici, tambaşkalaşma gösteren böcekler dizisi. (25.000 türü sayılmıştır. bitkiler ve ev eşyası için zararlı olanlardan başka, az sayıda, insanlarla hayvanların dış asalağı olarak yaşayanları da vardır. ayrıca kimi türleri, başka asalaklara, özellikle türlü solucanlara arakonakçı olarak önem taşırlar.). Kın kanatlılar. Kınkanatlılar. Şahmerdan. Çomak. Böcek. Tokaç.
Mallet : Ağır çekiç. Çekiç. Tahta çekiç. Filariz. Lastik başlı çekiç. Tokaç. Çekiç (tahta uçlu). Ağaçtan yapılmış çekiç.
Gavel synonyms : gaveled, bully head, gavels, beetled, scutcher, gaveling, beetle, beaters, bricklayers hammer, hammers, knobs, knob.
Gavel ingilizce tanımı, definition of Gavel
Gavel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The mallet of the presiding officer in a legislative body, public assembly, court, masonic body, etc. A small heap of grain, not tied up into a bundle. A gable. Tribute. Custom. [Obs.] [Bakınız: Gabel]. Toll.

Bu kısımda Gavel kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gavel ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gavel anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gavel ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.