Knocker türkçesi Knocker nedir
- Far.
- Kapı tokmağı.
- Madencilik alanında kullanılır.
- Çan.
- Dövücü.
- Batakçı.
- Kapı kapı dolaşan satıcı.
- Çıngırak.
- Ampul.
- Uyarı çanı.
- Eleştiren kimse.
- Tokmak.
Knocker ingilizcede ne demek, Knocker nerede nasıl kullanılır?
Door knocker : Kapı tokmağı. Bir kapıya ilişik olan ve kapının çalınması için kullanılan süslü araç veya hareketli düğme.
Knockers : Göğüsler. Memeler. Meme. Kadın göğsü.
Doorknocker : Kapı tokmağı.
Knocked : Teklemek. Sertçe eleştirmek. Devirmek. Vurmak. Çarpmak. Kapıyı çalmak. Çalmak.
Knocked down : Saf dışı kalmış. Devrilmiş. Sökülmüş. Demonte edilmiş. Yere serilmiş. Parçalara ayrılmış. Yenilmiş.
Knock around : Çıkmak. Gezmek. Boşa vakit harcamak. Oyalanmak. Sert davranmak. Hırpalamak. Kaba davranmak. Göze çarpmamak. Dövmek. Boşa zaman harcamak.
Knock into a cocked hat : Tanınmaz hale sokmak. Suya düşürmek. Pestile çevirmek. Mahvetmek. Mağlup etmek. Tanınmaz hale getirmek.
Knock at : -e vurmak. -i çalmak.
Knock about : Çıkmak. Gezmek. Sert davranmak. Bulunmak. Sürtmek. Yalan söylemek. Çeşitli ve arka arkaya taklalar, düşürmeler, yuvarlanmalar ve zıplamalarla gelişen güldürücü sözsüz oyun. Dövmek. Art arda takla. Hırpalamak.
Knock at an open door : Zaten açık olan bir kapının girişini aramak. Boşuna çok çalışmak. Açık kapıyı çalmak. Sonuç almayan çok çalışmak.
İngilizce Knocker Türkçe anlamı, Knocker eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Knocker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Slanderer : Müfteri. On parmağında on kara. İftiracı. Kötüleyen kimse. Sözle hakaret eden. Karacı. Gıybetçi.
Eyeshadow : Göz farı.
Rapper : Tıklatan kimse. Rap müzik yapan kimse. Çalan kimse. Kapıyı çalan kişi. Rapçi. Kapıyı çalan kimse.
Boobs : Memeler. Göğüsler.
Denigrator : İftiraya uğrayan. İftira atan. İftiracı. Lekeleyen.
Light bulb : Metal tabandan ve üst kısmı camdan oluşan obje (içinden elektrik akımı geçtiği zaman ışık üretir). Elektrik lambası. Elektrik ampulü.
Censurers : Tenkit eden kimse. Suçlayan kimse.
Doorknob : Kapı kolu. Kapı topuzu.
Gonged : Gong. Gonk. Zil. Çan sesi. (polis) korna çalarak arabayı durdurmak. Zil tası. Nişan. Arabayı durdurmak (polis).
Knocker synonyms : bully head, doorhandles, criticizers, hammer, gaveling, criticiser, bad payer, defamer, criticizer, headlamp, doorknobs, campane, acetylene lamp, acidization, hammers, activated carbon, headlamps, pounders, backbiter, door knocker, trouncer, acid proof, abandon, beater, actinolite, ampoule, eye shadow, vilifier, ampulla, hammerman, gavels, bulbs, headlights.
Knocker ingilizce tanımı, definition of Knocker
Knocker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, knocks. A person strikingly handsome, beautiful, or fine. A "stunner.". One who wins admiration. Specifically, an instrument, or kind of hammer, fastened to a door, to be used in seeking for admittance.

Bu kısımda Knocker kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Knocker ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Knocker anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Knocker ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.