Knocked down türkçesi Knocked down nedir

  • Sökülmüş.
  • Parçalara ayrılmış.
  • Yere serilmiş.
  • Saf dışı kalmış.
  • Yenilmiş.
  • Demonte edilmiş.
  • Devrilmiş.

Knocked down ile ilgili cümleler

English: Have you ever knocked down a dog with your car?
Turkish: Sen hiç bir köpeği arabanla vurup yere serdin mi?

English: He was knocked down by a truck.
Turkish: O bir kamyon tarafından yere serildi.

English: Crossing the street, he was knocked down by a car.
Turkish: O caddeyi geçerken bir araba tarafından vurulup yere serildi.

English: I saw a man knocked down by a car.
Turkish: Bir adamın bir araba tarafından çarpıldığını gördüm.

English: I saw a boy knocked down by a car.
Turkish: Bir araba tarafından yere serilmiş bir çocuk gördüm.

Knocked down ingilizcede ne demek, Knocked down nerede nasıl kullanılır?

Knocked : Devirmek. Çalmak. Vurmak. Teklemek. Çarpmak. Sertçe eleştirmek. Kapıyı çalmak.

Down : Boyunca. Aşağı. İndirmek. Beri. Alaşağı etmek. Çökmek. Aşağısına doğru. Yere yıkmak. Çabucak içmek.

Knocked him off his pedestal : Onun itibarlı konumunu kaybetmesine neden oldu. Onu tahtından indirdi. Onu yendi.

Knocked out : Şuursuz. Yormak. Sarhoş. Kendinde değil. Kendinden geçmiş. Vurup çıkartmak. Nakavt etmek. Bitap düşmüş. Yorulmuş. Kafasını toplayamaz halde.

 

A let down : Son derece keyif kaçırıcı yada hayal kırıklığına uğratıcı şey. Hayal kırıklığı.

Action bar pull down : Çekmenü. Çek menü.

İngilizce Knocked down Türkçe anlamı, Knocked down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Knocked down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dismounted : Sökmek. İnmek. Çıkarıldı. İndirmek. Bozmak.

Unjointed : Ayrılmış. Parçalanmış. Tutarsız. Kopuk.

Whipped : Yenik. Köpüklendirilerek çırpılmış. Kırbaç yemiş. Dövülmüş (yumurta, kaymak, krema vs gibi). Mağlup. Kırbaçlanmış. Mağlup edilmiş. Kırbaç vurulmuş.

Bested : Üstün gelinmiş. Hezimete uğramış. Yenilgiye uğratılmış. Mağlup edilmiş (bir yarışmada). Yenilgiye uğramış.

Felled : Kesilip yere devrilmiş (ağaç). Düşmüş. Yere serilen. Yere devrilen. Balta ile kesilip devrilen (bir ağaç). Dikerek düzleştirilen (dikiş).

Shattered : Bitkin. Hasar verilmiş. Harabeye dönmüş. Enkaz haline getirilmiş. Paramparça. Zarar görmüş. Kırılmış. Mahvolmuş. Yıkılmış.

Lacerated : Kopuk. Hasarlı. Parçalanmış. Yaralanmış. Yırtılmış. Pürüzlü. Yırtık.

Eaten : Tüketilmiş. Ağza alınmış ve yutulmuş. Yenmiş.

Slashed : Kesilmiş. Yaralanmış. Yarılmış. Yırtıkları olan. Yırtılmış.

Asunder : Parça parça. Paramparça. Birbirinden ayrı. Ayrılmış. Parçalar halinde. Ayrı. Ayrı ayrı. Birbirinden uzak.

Knocked down synonyms : downed, shellacked, defeated, overturned, overthrown, splintered, fragmented, unravelled, segmented, detached, dissected, unraveled, unassembled, tilted, snookered, torn apart, decomposed, prostrate, unfixed, fractionated, done for, sectioned, beaten, devoured, compartmented, upset, discomfited, turned down, disassembled, taken apart, unstitched, smeared, skunked.