Censurers türkçesi Censurers nedir

  • Tenkit eden kimse.
  • Suçlayan kimse.
  • Eleştiren kimse.

Censurers ingilizcede ne demek, Censurers nerede nasıl kullanılır?

Censurer : Suçlayan kimse. Eleştiren kimse. Tenkitçi. Tenkit eden kimse.

Censure motion : Gensoru önergesi. Güvensizlik oyu.

Vote of censure : Güvensizlik oyu.

Censure : Tenkit etmek. Tekdir. Kınama. Sertçe eleştirmek. Eleştirmek. Suçlamak. Kınamak. Azar. Tektir etmek. Cezalandırmak.

Censured : Cezalandırmak. Azar. Tektir etmek. Kınama. Tekdir. Suçlamak. Sertçe eleştirmek. Kınamak. Tenkit etmek. Eleştirmek.

Licensure : Lisanslama. Lisans verme.

Census : Sayım. Tahrir. Nüfus sayımı. Sayma. Bir ülke nüfusunun nitelik ve niceliği üzerinde gerekli verileri saptamak amacıyla belli aralıklarla yapılan sayma işlemi. Nüfus tahriri. Populason sayımı.

Census data : Nüfus sayımı verileri.

Censur : Basın, yayın ve haberleşme ile sinema ve kitap yapıtlarının hükümetçe önceden denetlenmesi ya da kısıtlanması işi. Sansür.

Censurable : Eleştirilebilir. Eleştiriyi hak eden. Sansür edilebilir.

İngilizce Censurers Türkçe anlamı, Censurers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Censurers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Critic : Eleştiri yazan kimse. bir oyunu ya da bir sanat yapıtım kendi değerlendirmesi ile ele alan yazar. eleştirmenin yazdığı alanda bir dünya görüşü, geniş bilgisi, sanata karşı da olağanın üstünde bir duyarlığı ve algılama yetkisi olması gerekir. Eleştirmeci. Münekkit. Karşı olan kimse. Eleştirici. Olumsuz noktalar üzerinde duran kimse. Eleştirmen. Muhalif.

 

Condemners : İstimlak eden kimse. Cezalandıran kimse. Mahkum eden kimse. Kınayan kimse.

Excommunication : Kilisece verilen hıristiyan toplumundan kovulma cezası. Kümeden atma. Aforoz. Aforoz etme. Küme ölçü ve kurallarına aykırı davranışta bulunan bireye karşı uygulanan ve kümenin öbür üyelerinin o üyeyle hemen her türlü ilişkiyi kesmelerini anlatan bir küme denetimi biçimi. Tarih, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Criticizer : Kusur bulan kimse. Değer biçen kimse. Yargılayan kimse (ayrıca criticiser).

Accusers : Suçlayan. Suçlayan kişi. Müttehim. İtham eden.

Knocker : Çan. Tokmak. Batakçı. Ampul. Kapı tokmağı. Dövücü. Çıngırak. Kapı kapı dolaşan satıcı.

Indicters : Resmen itham eden kimse. Resmi bir şekilde suçlayan kimse. Suçlayan. Başka bir kimseyi suç işlemekle itham eden kimse (hukuk terimi).

Impleader : Dava açan kimse. İtham eden kimse. Davacı.

Exclusion : Dahil etmeme. Kabul etmeme. Hariç bırakma. Çıkarma. Hariç tutma. Çıkarılma. Dışlama. Ret. Dışında bırakma. Tart.

Censurers synonyms : accusatrixes, condemnation, indictor, disapprobation, indicter, denigrators, incriminator, criticizers, criticiser, interdict, condemner, animadversion, censurer, accuser, accusant, indictors, rejection, denigrator.

Censurers zıt anlamlı kelimeler, Censurers kelime anlamı

 

Approbation : Onaylama. Tasvip. Beğenme. Uygun bulma. Resmi izin. Övgü. Onay. Tasdik. Tensip. Onama.

Acceptance : Akseptans. Ödeğin taşıyanınca ilgilisine gösterilmesinde parasını önelinde ödemeği kabullendiğini ödek üstüne bir yazı yazmak suretiyle yapılan yüklenim. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kabul edilme. İttihaz. Razı olma. Bir poliçenin, adına çekilen kişi tarafından imzalanarak, borcun ödeneceğinin onaylanması. bir bankanın kendi üzerine çekilen poliçeye "kabul edilmiştir" şerhini koyması. Üstlenme. Olurlama. İcabet.