Gazogene türkçesi Gazogene nedir

  • Gaz üreticisi.

İngilizce Gazogene Türkçe anlamı, Gazogene eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gazogene ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Petrol : Benzin. Yeryağının bölümlü damıtılmasıyla elde edilen, genel olarak 5-12 karbon atomu içeren hidrokarbon moleküllerinin oluşturduğu, renksiz, uçucu ve yanıcı sıvı. Ham yeryağının ayrımsal damıtılmasıyla üretilen yeğni hidrokarbonların, kaynama sıcaklıkları 40-200°c arasında kalan, özgün kokulu, yanıcı karışımı. (başlıca oto yakıtı olmak üzere, çeşitli işleyimlerde girdi ve çözücü olarak kullanılır.).

Unleaded gasoline : Kurşunsuz benzin.

Gasoline : Benzin. Ham yeryağının ayrımsal damıtılmasıyla üretilen yeğni hidrokarbonların, kaynama sıcaklıkları 40-200°c arasında kalan, özgün kokulu, yanıcı karışımı. (başlıca oto yakıtı olmak üzere, çeşitli işleyimlerde girdi ve çözücü olarak kullanılır.). Gazolin. Yakıt.

Gasogene : Gazoz yapan alet. Gazoz makinesi. Küçük ölçekte soda veya gazlı sıvılar yapmak için kullanılan taşınabilir aygıt. Basınçlı şişe.

Gasohol : Gazohol. Benzin ve alkol karışımı. Alkollü benzin. Gazolin ve etil alkol kombinasyonu (bazı otomobiller için yakıt olarak kullanılan).

 

Fuel : Yakıt. Isı elde etmekte kullanılan madde. Yakacak. Yandığı zaman ısı veren özdek. nötronların zincir tepkimesi kaynağı olan ışınetkin özdek. Yakıt vermek. Isıl erke sağlamak için yakılarak kullanılan nesne. Benzin. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yakıt almak. Hava ya da oksijenle yanma sonucu ısı erkesi veren özdek.

Hydrocarbon : Hidrokarbon. Yalnızca hidrojen ve karbondan oluşan bileşik. Yalnızca karbon ve hidrojen öğelerinden oluşan bileşik. Karbonlu hidrojen. Hidrokarbür. Sadece hidrojen ve karbondan oluşan bileşik. Hidro karbon. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hidrojen ve karbon bileşimi.

Napalm : Napalm bombası atmak. Napalm bombası. Napalm bombasıyla bombalamak. Bomba yapımında kullanılan yanıcı madde. Napalm.

Gas : Saçmalamak. Hava civa. Gazlamak. Övünmek. Bir özdeğin moleküllerinin özgürce ötelenme devinimi yapabildikleri, sınır yüzeyi olmayan evre. Gaz. Gaz pedalı. Grizu. Laklak etmek. Benzin.

Gasogenes : Basınçlı şişe. Gazoz yapan alet. Küçük ölçekte soda veya gazlı sıvılar yapmak için kullanılan taşınabilir aygıt. Gazoz makinesi.

Gazogene synonyms : unleaded petrol, leaded petrol, leaded gasoline.

Gazogene zıt anlamlı kelimeler, Gazogene kelime anlamı

Unleaded gasoline : Kurşunsuz benzin.

Gazogene antonyms : leaded gasoline.

Gazogene ingilizce tanımı, definition of Gazogene

Gazogene kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A portable apparatus for making soda water or aërated liquids on a small scale.