Gasoline türkçesi Gasoline nedir
- Kimya alanında kullanılır.
- Yakıt.
- Gazolin.
- Benzin.
- Ham yeryağının ayrımsal damıtılmasıyla üretilen yeğni hidrokarbonların, kaynama sıcaklıkları 40-200°c arasında kalan, özgün kokulu, yanıcı karışımı. (başlıca oto yakıtı olmak üzere, çeşitli işleyimlerde girdi ve çözücü olarak kullanılır.).
Gasoline ile ilgili cümleler
English: I think the first thing you might want to do is put some gasoline in your car.
Turkish: Sanırım yapmayı isteyebileceğin ilk şey arabana biraz benzin koymaktır.
English: Be careful not to spill gasoline when filling the tank on your lawn mower.
Turkish: Çim biçme deposunu doldururken benzin dökmemeye dikkat edin.
English: Ali abandoned his car that had run out of gasoline and started walking.
Turkish: Ali benzini biten arabasını terk etti ve yürümeye başladı.
English: I bought forty dollars' worth of gasoline today.
Turkish: Bugün kırk dolarlık benzin aldım.
English: Ali picked up the can of gasoline and started walking back to his car.
Turkish: Ali benzin bidonunu aldı ve arabasının arkasına doğru yürümeye başladı.
Gasoline ingilizcede ne demek, Gasoline nerede nasıl kullanılır?
Gasoline bomb : Gaz bombası. Benzin bombası. Molotofkokteyli. Molotof kokteyli. Gazolinle dolu şişeden yapılan patlayıcı aygıt.
Gasoline can : Benzin bidonu.
Gasoline consumption : Benzin sarfiyatı. Benzin tüketimi.
Gasoline engine : Benzin motoru. Benzinle çalışan içten yanmalı motor. Karbüratörlü veya benzin püskürtmeli makine. Benzinli motor.
Gasoline gage : Benzin göstergesi.
Aviation gasoline : Uçak benzini.
High octane gasoline : Yüksek oktanlı benzin.
Gasoline tax : Benzin vergisi.
Gasoline level : Benzin seviyesi. Benzin düzeyi.
Gasoline gauge : Benzin göstergesi.
İngilizce Gasoline Türkçe anlamı, Gasoline eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gasoline ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gas : Matrak şey. Özdecikleri ya da öğecikleri erkince devinebilen ve bulunduğu oylumu tam olarak dolduran özdek halleri. Boş laf. Bir özdeğin moleküllerinin özgürce ötelenme devinimi yapabildikleri, sınır yüzeyi olmayan evre. Övünme. Hava civa. Atıp tutma. Gaz vermek. Gaz. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
Fuellers : Yakıt sağlayan şey. Yakıt vermek. Yakmak. Yakıt tedarik eden kimse. Körüklemek. Benzin doldurmak. Yakıt sağlayan kimse. Yanmasını sağlamak. Yükseltmek.
Acier inoxydable : Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü. Paslanmaz çelik.
Alicyclic compounds : Alisiklik bileşik. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.
Acid radical : Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası. Asit kökü. Bir asidin negatif parçası.
Activated coal : Aktif kömür. Etkin kömür. Etkinleştirilmiş kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür.
Benzine : Petrol eteri.
Combustible : Madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Yanabilir. Tutuşabilir. Kolay tutuşan. Patlayıcı. Yanıca. Kolay tutuşan madde. Tehlikeli ve zehirli maddeler. Yanıcı madde. Tutuşucu.
Gasoline synonyms : leaded gasoline, unleaded petrol, leaded petrol, gasolin, gasolines, fuel, additive, juice, benzene, acid salt, unleaded gasoline, additive properties, aliphatic compounds, fueller, alabaster, active passive metal, aliphatic saturated compounds, benzin, gases, alcoholometry, fuel oil, benzenes, acidimetry, hydrocarbon, petrol, aldehydes, active metals, gasolene, benzoline, juices, benzines, combustibles, gasohol.
Gasoline zıt anlamlı kelimeler, Gasoline kelime anlamı
Unleaded gasoline : Kurşunsuz benzin.
Gasoline antonyms : leaded gasoline.
Gasoline ingilizce tanımı, definition of Gasoline
Gasoline kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A highly volatile mixture of fluid hydrocarbons, obtained from petroleum, as also by the distillation of bituminous coal. It is used in making air gas, and in giving illuminating power to water gas. [Bakınız: Carburetor].

Bu kısımda Gasoline kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gasoline ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gasoline anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gasoline ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.