Hydrocarbon türkçesi Hydrocarbon nedir

  • Yalnızca karbon ve hidrojen öğelerinden oluşan bileşik.
  • Yalnızca hidrojen ve karbondan oluşan bileşik.
  • Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Sadece hidrojen ve karbondan oluşan bileşik.
  • Hidrokarbür.
  • Hidrokarbon.
  • Hidrojen ve karbon bileşimi.
  • Karbonlu hidrojen.
  • Hidro karbon.

Hydrocarbon ile ilgili cümleler

English: Hexane is a hydrocarbon.
Turkish: Heksan bir hidrokarbondur.

Hydrocarbon ingilizcede ne demek, Hydrocarbon nerede nasıl kullanılır?

Hydrocarbon gas : Hidrokarbon gazı.

Hydrocarbon liquid : Hidrokarbon sıvısı.

Hydrocarbon steam reaction : Hidrokarbon-buhar tepkimesi.

Benzene hydrocarbon : Benzen hidrokarbon.

Liquid hydrocarbon : Sıvı hidrokarbon.

Unsaturated hydrocarbon : Doymamış karbonhidrat.

Tetrahydrocannabinol : Tetrahidrokanabinol. Tetrahidrokannabinol.

Hydrocarbonate : Hidrokarbonat.

Hydrocarbons : Hidrokarbonlar. Hidrokarbon. Hidrocarbonlar. Metan, alkan veya etilen gibi sadece hidrojen ve karbon içeren maddeler.

Hydrocarbonaceous : Sadece hidrojen ve karbon içeren.

İngilizce Hydrocarbon Türkçe anlamı, Hydrocarbon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hydrocarbon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Naphthalene : Naftalin.

Gasolene : Benzin. Gazolin.

Petrol : Ham yeryağının ayrımsal damıtılmasıyla üretilen yeğni hidrokarbonların, kaynama sıcaklıkları 40-200°c arasında kalan, özgün kokulu, yanıcı karışımı. (başlıca oto yakıtı olmak üzere, çeşitli işleyimlerde girdi ve çözücü olarak kullanılır.). Yeryağının bölümlü damıtılmasıyla elde edilen, genel olarak 5-12 karbon atomu içeren hidrokarbon moleküllerinin oluşturduğu, renksiz, uçucu ve yanıcı sıvı. Benzin.

 

Pyrene : Piren.

Dioxin : Diyoksin. Dioksin. Klor veya klorlu bileşik içeren maddelerin yüksek sıcaklıklarda yanması sırasında açığa çıkan, canlılar tarafından alındıktan sonra özellikle yağ dokuda birikerek kanser, üreme bozuklukları, kloroakne ve bağışıklık yetmezliği gibi hastalıklara neden olan, dünya sağlık örgütü tarafından gıdalardaki kabul edilebilir günlük alımı 2-6 pg/g olarak belirlenmiş çok güçlü etkili zehirli bir bileşik, poliklorlu dibenzo-p-dioksin. Çeşitli kimyasal ürünlerin imalatında kullanılan zehirli bir madde. Zehirli aromatikler.

Ethane : Etan.

Hc : Karbon ve hidrojenden oluşan bileşim (kimya).

Naphtha : Nefyağı. Neft. Petrol. Nafta. Neftyağı. Gazyağı.

Coal oil : Gazyağı. Ham petrol.

Bitumen : Zift. Yersakızı. Asfalt. Ziftlemek. Bitüm (taş). Katran. Bitüm yersakızı. Bitüm. Kara-kahve renkli, katı ve yarıkatı durumda, doğal ya da yeryağı damıtım artığı ağır hidrokarbon karışımları ile, bunların metalsiz türevleri. (asfalt, ebonit, ısı ve nem yalıtkanı olarak kullanılır.).

Hydrocarbon synonyms : bottled gas, aromatic hydrocarbon, c2h6, butadiene, terpene, organic compound, liquefied petroleum gas, gasoline, gasohol, gas oil, cymene, hcs, kerosene, hydrocarbons, gas, lamp oil, kerosine, indene, aromatic compound, provitamin, octane, chlorobenzene.

Hydrocarbon ingilizce tanımı, definition of Hydrocarbon

Hydrocarbon kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A compound containing only hydrogen and carbon, as methane, benzene, etc. Also, by extension, any of their derivatives.