Gasolene türkçesi Gasolene nedir

Gasolene ingilizcede ne demek, Gasolene nerede nasıl kullanılır?

Gasolier : Gaz avizesi. Gaz lambası. Gaz ışığı avizesi. Gazlı avize.

Gasoliers : Gazlı avize. Gaz lambası. Gaz ışığı avizesi. Gaz avizesi.

Gasolin : Benzin.

Gasoline : Ham yeryağının ayrımsal damıtılmasıyla üretilen yeğni hidrokarbonların, kaynama sıcaklıkları 40-200°c arasında kalan, özgün kokulu, yanıcı karışımı. (başlıca oto yakıtı olmak üzere, çeşitli işleyimlerde girdi ve çözücü olarak kullanılır.). Yakıt. Gazolin. Benzin.

Gasoline bomb : Gaz bombası. Benzin bombası. Gazolinle dolu şişeden yapılan patlayıcı aygıt. Molotof kokteyli. Molotofkokteyli.

Gasoline engine : Benzinli motor. Karbüratörlü veya benzin püskürtmeli makine. Benzin motoru. Benzinle çalışan içten yanmalı motor.

Gasoline consumption : Benzin sarfiyatı. Benzin tüketimi.

Gasoline can : Benzin bidonu.

Gasoline tank : Yakıtlık. Benzin deposu.

Gasoline strainer : Benzin süzgeci.

İngilizce Gasolene Türkçe anlamı, Gasolene eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gasolene ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Benzines : Petrol eteri.

Fuel : Hava ya da oksijenle yanma sonucu ısı erkesi veren özdek. Yakıt. Isı elde etmekte kullanılan madde. Yakıt almak. Yandığı zaman ısı veren özdek. nötronların zincir tepkimesi kaynağı olan ışınetkin özdek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Isıl erke sağlamak için yakılarak kullanılan nesne. Yakacak. Yakıt vermek.

 

Gasoline : Ham yeryağının ayrımsal damıtılmasıyla üretilen yeğni hidrokarbonların, kaynama sıcaklıkları 40-200°c arasında kalan, özgün kokulu, yanıcı karışımı. (başlıca oto yakıtı olmak üzere, çeşitli işleyimlerde girdi ve çözücü olarak kullanılır.). Yakıt.

Unleaded gasoline : Kurşunsuz benzin.

Gas : Hava civa. Atıp tutma. Havagazı. Bir özdeğin moleküllerinin özgürce ötelenme devinimi yapabildikleri, sınır yüzeyi olmayan evre. Özdecikleri ya da öğecikleri erkince devinebilen ve bulunduğu oylumu tam olarak dolduran özdek halleri. Saçmalamak. Gazlamak. Matrak şey. Uçun.

Benzene : Benzen.

Petroleum : Gazyağı. Canlı artıklarının yer altında yüksek sıcaklık ve basınç nedeniyle oluşturduğu, ana yapısı değişik oran ve nicelikte karbon, hidrojen içeren koyu renkli, yanıcı, doğal sıvı. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Yeryağı. Petrol kökenli. Petrol. Ham petrol. Yer kabuğundan çıkartılan gaz, sıvı ve katı hidrokarbonların kara-kahverenkli, yanıcı, koyu bir karışımı. Petrol yağı.

Gasolines : Yakıt.

Juice : İçki. Kuru. Sebze. Özsu. Biyolojik dokulardan, su eklenerek veya eklenmeksizin, sıkma veya filtrasyonla elde edilebilen sulu kısım. özellikle şurup biçiminde hazırlanan preparatlara katılan, parçalanma ezilme ve sıkma işlemleriyle hazırlanmış, renkli ve güzel kokulu çeşitli meyve veya bitkilerin suları. Meyve suyu. Salgı. Öz. Su.

 

Gasolene synonyms : unleaded petrol, leaded gasoline, leaded petrol, gasolin, benzenes, hydrocarbon, petrol, juices, benzine, gases, napalm, benzoline, gasohol.

Gasolene zıt anlamlı kelimeler, Gasolene kelime anlamı

Unleaded gasoline : Kurşunsuz benzin.

Gasolene antonyms : leaded gasoline.

Gasolene ingilizce tanımı, definition of Gasolene

Gasolene kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Gasoline].