Gelinci nedir, Gelinci ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Üç yaşında kısrak.

Gelini babasının evinden almaya gelen düğün alayı.

Gelinci ile ilgili Cümleler

  • Ali ve Mary önümüzdeki ay gelincikler diyarına seyahat etmeyi planlıyorlar.
  • Nasıl olur da gelinciklerden nefret edebilirsin? Onlar çok sevimliler.
  • Bak, bir gelincik!
  • Gelincikler, Yeni Zelanda'da kuşların en kötü düşmanıdır.
  • Gelincikleri benim onları sevdiğim kadar seviyor musun?
  • Güzel gelincikler yol kenarında büyüyordu.
  • Jale, Tom'un gelincikler için tutkusu hakkında doğal olmayan bir şey olduğundan şüphe ediyor.
  • Bir arkadaşım gelinciklere çok düşkündür.
  • Ali sevgili Mary'si hariç, gelincikleri her şeyden daha fazla sever.
  • Gelinciklerden hoşlanıyorum.
  • Gelincik heykelciklerinden oluşan bir koleksiyonum var.
  • Gelincik en şirin hayvandır.
  • Rusçada "okşamak, sevgi" ile "bayağı gelincik" sözcükleri eşsesli ve muhtemelen etimolojik olarak ilişkilidirler.

Gelinci kısaca anlamı, tanımı

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı

Gelin : Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın. Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın.

Gelinciğeri : Gelincik çiçeği.

Gelincik balığı : Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, mezgitgiller (Gadidae) familyasından, 20-40 cm kadar uzunlukta, Akdeniz ve Atlantik Okyanusu'nda yaşayan bir tür. Kemikli balıkların mezgitgiller (Gadidae) familyasından 40 cm kadar uzunlukta olabilen, Akdeniz ve Atlantik Okyanusu’nda yaşayan bir tür. (Motella tricirrata) Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının mezgitgiller (Gadidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 20-40 cm. Eti çok beğenilir. Akdeniz ve Atlantik Okyanusunda yaşar.

 

Gelincik mancarı : Yenilir bir çeşit ot.

Gelincik otu : Gelincikgiller familyasından tek ve iki yıllıklı geniş yapraklı yabancı ot.

Gelincikden : Gelince.

Gelincikgiller : Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, gelincik, haşhaş, kırlangıç otu ve benzerleri bitkileri içine alan familya. Yaprakları almaşlı, genelde tek çiçekli ve ışınsal simetrili, taç ve çanak yaprakları gösterişli, erkek organları çok sayıda ve bir ya da birkaç sıra dizili, meyveleri kapsül, lomentum ya da ince uzun kapsül şeklinde olan, bir ya da çok yıllık, otsu, çalmışı bazen de ağaçsı türleri olan, dünyada 28 cins ve 250 kadar türle, ülkemizde ise 5 cins ve 45 kadar türle temsil edilen bir familya.

Gelincikleme : Heyecandan ileri gelen bir çeşit sinir hastalığı.

Tatlı su gelinciği : Tatlı sularda biten bir tür gelincik. Mezgitgiller familyasına bağlı olup, Akdeniz ülkeleri göllerinin derinliklerinde yaşayan ve geniş tenyaya ikinci arakonakçılık yapan, en çok yarım metre oyunda tatlı su balığı. (Loto vulgaris) Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının mezgitgiller (Gadidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 30-50 cm. Akdeniz memeleketleri göllerinde derinlerde yaşar. Eti beğenilir.

Tatlı su gelincik balığı : Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, mezgitgiller (Gadidae) familyasından, 30-50 cm kadar uzunlukta, Akdeniz memleketleri göllerinde yaşayan bir tür. Kemikli balıklardan, Lotidae familyasından, boyu 150 cm kadar olabilen, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’nın nehir ve göllerinde dağılım gösteren bir tür.

 

Uzun gelincik balığı : Boyları 80 cm olabilen, Ege ve Akdeniz’de dağılım gösteren, kuyruk yüzgecinde iki koyu benek bulunan bir tür.

Gelincik : Yazın kırlarda, özellikle ekin tarlalarında yetişen, kırmızı ve otsu bitki, gün gülü (Papaver rhoeas). Yılancık, arpacık, çıban vb. Mezgitgillerden, yılan balığına benzer, eti sevilen bir balık (Mustela tricirrata). Sansargillerden, ince uzun yapılı, sivri çeneli, küçük bir hayvan (Mustela nivalis).

Tatlısu gelinciği : Tatlı sularda biten bir tür gelincik.

Düğün alayı : Düğüne katılanların çalgı eşliğinde hep birlikte yürümesiyle oluşan topluluk.

Kısrak : Dişi at.

Düğün : Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılmış olan tören, eğlence, cemiyet. Bir olayı kutlamak için yapılmış olan büyük eğlence veya tören.

Yaşın : Işık, parlaklık. Şimşek. Gizli.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Diğer dillerde Gelim anlamı nedir?

İngilizce'de Gelim ne demek ? : cost-benefit analysis