Genişlet nedir, Genişlet ne demek
Genişlet; Televizyon alanında kullanılan bir sözcüktür.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Yönetmenin, alıcı yönetmenine alıcının yerini değiştirmeksizin daha geniş açılı mercek kullanması için verdiği komut.
Genişlet ile ilgili Cümleler
- O, araştırmasını genişletti.
- Şirketi işini genişletiyor.
- Denklemde parantezler genişletin.
- Üniversitedeki öğrencilerin bu şekilde kültürel ufuklarını genişletme olanağı var.
- Başarabilirlerse cepheyi genişletmiş olacaklar.
- Dünyadan beklentim kitap okumak bilgi dağarcığımı genişletmek, insanları anlayabilmek ve onlarla arkadaş olabilmek fakat bunlar olmazsa da çok üzülmem çünkü yalnızlığı da seviyorum.
- Esperanto, kültürel ve entellektüel alanda ufkumu genişletmeme yardımcı oldu.
- Ağaçların büyümesini engelleyen bir fundalık sık sık yangın tarafından oluşturulur ya da genişletilir.
- New York Post gazetesine göre Putin’in 3 yıl ömrü kaldı. Putin, ülkesinin sınırlarını genişleterek, öldüğünde bir kahraman olarak anılmak istiyor.
- Televizyon bilgimizi genişletmemize yardımcı olur.
Genişlet ile ilgili Atasözü veya Deyim
kapsamını genişletmek : bir şeyin sınırları içine giren ögeleri genişletmek, şümullendirmek.
ufkunu genişletmek : görüş alanını genişletmek, daha geniş, daha fazla bilgi ve görüş edinmek.
Genişlet tanımı, anlamı
Geni : Sözünün eri, mert kişi. Gani. Geri
Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.
Bronş genişletici : Bronş ve bronşçukların düz kaslarını gevşeten.
Düğüm genişletme damgası : Kendisini izleyen bir ya da birkaç düğümlenmiş gösterimin başka bir düğüme ya da başka bir düğümlenmiş damga takımına göre yorumlanacağını göstermek üzere kullanılan herhangi bir güdüm damgası.
Genişletebilme : Genişletebilmek işi.
Genişletebilmek : Genişletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Genişletici gelirler politikası : Ekonomiyi canlandırmak veya deflasyondan kurtarmak amacıyla hükümetlerin vergileri azaltarak toplam istemi yükseltmeye yönelik olarak izlediği genişletici maliye politikası araçlarından biri.
Genişletici maliye politikası : Ekonomiyi canlandırmak veya deflasyondan kurtulmak amacıyla kamu alımları ve transfer ödemelerinden oluşan kamu harcamalarının artırılması ve/veya vergilerin düşürülmesi gibi araçlarla bütçe açığı yaratarak toplam istemi artırmaya yönelik politikalar. karşılığı daraltıcı maliye politikası, duruma göre maliye politikası.
Genişletici para politikası : Ekonomiyi canlandırmak veya deflasyondan kurtulmak amacıyla piyasadan doğrudan tahvil alınması biçiminde açık piyasa işlemleri, reeskont ve faiz oranlarının düşürülmesi gibi araçlarla para sunumunu artırarak toplam istemi yükseltmeye yönelik politikalar. karşılığı daraltıcı para politikası.
Genişletilmiş aralıkta dalgalanma : Döviz kurlarının piyasa koşullarına göre potansiyel olarak kaydedebilecekleri ya da kazanabilecekleri değer sınırları içinde para yetkesince belirlenen aralık içinde dalgalandığı ve bu sınırların zaman içinde genişletildiği kur bandı sistemi.
Genişletilmiş fon kolaylığı : Yapısal sorunlardan kaynaklanan ödemeler bilançosu açıklarının giderilmesine katkıda bulunmak amacıyla 1974 yılında IMF bünyesinde üye ülkelere, o yıl ve izleyen yıllardaki belirlenmiş ölçütlere göre başarımlarının izlenilmesi koşuluyla orta vadeli (genellikle üç yıl) kredi sağlamak için oluşturulmuş fon.
Genişletilmiş karmaşık düzlem : Un yerel tabanı, özeği başnokta olan tüm döngelerin dışlanıları olacak biçimde karmaşık düzleme sonsuzdaki noktayı eklemekle elde edilen ilingesel uzay.
Genişletilmiş yeniden üretim : Marksist kuramda değişmeyen sermaye ve değişken sermayeye yapılan katkılar sonucu emeğin sömürü derecesinin yükseltilmesi yoluyla mevcut üretim değerinin aşılmasına olanak veren üretim.
Genişletin : Genişçe.
Genişletme : Genişletmek işi. Bir konuyu, ayrıntılarını katarak geliştirme. tevsi'. Bir konuyu, ayrıntılarını da katarak, geliştirme.
Genişletme tasarı : Bir kentin ya da bir kent bölümünün, artan nüfus yoğunluğu karşısında yayılma alanını genişletmek amacıyla hazırlanan tasar.
Genişlettirme : Genişlettirmek işi.
Genişlettirmek : Genişletme işini yaptırmak.
Gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni basım : Daha önce yayımlanmış bir yapıtın, gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra kitabın boyutlarını etkileyecek denli çok eklemelerle olan basımı.
Harcama genişletici politikalar : Bir ekonomide toplam istemi, reel geliri ve işlendirmeyi artırmaya yönelik hükümet tarafından uygulanan genişletici maliye politikası ve genişletici para politikası.
Genişletilme : Genişletilmek işi.
Genişletilmek : Genişletme işi yapılmak.
Genişletmek : Geniş duruma getirmek.
Diğer dillerde Genişlet anlamı nedir?
İngilizce'de Genişlet ne demek ? : widen shot!, get à wider shot!, zoom out!, loosen shot!

Bu kısımda Genişlet nedir? Genişlet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Genişlet tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Genişlet hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.