Genler nedir, Genler ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kendileri.

Genler ile ilgili Cümleler

  • Ne kadar suçlu varsa, zamanında özgürlükler ülkesine göçmüş, genlerinde sıkıntı var ibnelerin.
  • Genlerin aktarım içgüdüsü çocuk sahibi olmanın nedenlerinden biri midir?
  • Çocukların için genleri seçebilseydin, seçer miydin?
  • Genlerin kendilerini nasıl ifade ettiklerini kontrol altına alabilecek yeni teknolojiler geliştiriliyor.
  • Genetik modifikasyonun bir örneği balık genlerinin çilek ve domatese enjeksiyonudur, bu meyvelerin donmasını engelleyen bir süreç.
  • Genler DNA'nın belirli bir sıralanmasından oluşur.

Genler hakkında bilgiler

Gen, bir kalıtım birimi. Bir kromozomun belirli bir kısmını oluşturan nükleotid dizisidir. Popüler ve gayrıresmi kullanımda gen sözcüğü, "ebeveynden çocuklarına geçen belirli bir karakteristiği taşıyan biyolojik birim" anlamında kullanılır. Kromozomun kesitleri olan genler birbirinden çok farklı işlevlerde ve büyüklüklerde (uzunluklarda) olabilirler. Genlerin büyüklükleri ve işlevleri her zaman doğru orantılı değildir. Gen, genom dizisinde yeri tanımlanabilen, transkripsiyonu yapılan, düzenleyici ve/veya fonksiyonel bölgeleri olan bir bölgedir. Gen regülasyonu ve transkripsiyonunun karmaşıklıklarını içeren, yeni ve öz bir tanıma göre gen, "aynı sınıftan (protein veya RNA) işlevsel ürünler şifreleyen, potansiyel olarak birbiriyle örtüşen, genom dizilerinin birleşimidir". Gen, kalıtımın temel fiziksel ve işlevsel birimidir. Her gen, protein veya RNA molekülü gibi özel bir işlev taşıyan kromozomların belli bir noktasındaki nükleotid dizilerinden oluşur. Klasik genetikte, aynı biyolojik işlevleri yöneltip yöneltmemelerine ve karşılıklı rekombinasyon yapıp yapmamalarına göre alel ve alel olmayan genler vardır. Alel genler, aynı özellik üzerinde etkili olan genlerdir.

 

Genler anlamı, kısaca tanımı

Genle : Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere

Bağışık cevap genleri : Büyük doku uyuşum kompleksi içinde bulunan genler, bir antijene karşı tüm düzeylerde verilen immün cevabı tanımlayan genler.

Böcek genleri : Böceklerde bulunan kalıtsal materyal.

D genleri : İmmunoglobin ağır zincir genlerinden V ve S genleri arasındaki gen grubu.

Erken genler : Virüs çoğalma döngüsünün erken döneminde etkin olan, çoğunlukla yapısal olmayan ve enzim fonksiyonu gören proteinlere ait bilgileri taşıyan viral genler.

Geç genler : Virüs çoğalma adımının son dönemlerinde etkin olan ve virüsün yapısal proteinlerine ait bilgileri taşıyan genler.

Helmint genleri : Helmintlerde bulunan kalıtsal materyal.

Hizmetçi genler : Bütün hücreler için gerekli işlevleri kotlayan, bu nedenle bütün hücrelerde ifade edilen ve metil grubu taşımayan genler.

Hox genleri : Omurgaldardaki 2, 7, 12 ve 17 no'lu kromozomlarda bulunan homeotik genler.

Isı şok genleri : Bir hücrenin belli bir ısı stresi altında belli bir süre kalmasıyla ortaya çıkan ısı-şok proteinlerini sentezleyen genler.

 

Nif genleri : Azot tespit eden bakterilerde nitrojenazın ve azot tespiti ile ilgili diğer bazı proteinlerin sentezini idare eden genler.

Protozoon genleri : Protozoonlarda bulunan kalıtsal materyal.

Sıçrayan genler : [Bakınız: hareketli DNA elementleri]. Orijinal olarak bulunduğu yerleri terk edip başka bir gen bölgesine giren gen veya genler, hareketli genetik elementler, transpozon.

Sin genler : Bira mayasında, tRNA ve rRNA gibi mitokondriyal proteinlerin sentezlenmesinde görev alan RNA'ları kotlayan mitokondriyal genler.

Tümör baskılayıcı genler : Normal hücre çoğalmasında çok önemli rol oynayan ve hücre bölünmesini frenleyen kromozom bölümleri. Bu genlerin inaktivasyonu hücrenin çoğalmasını kontrol eden mekanizmanın bozulmasıyla, normal bir hücrenin kanser hücresine dönüşme riski artırır.

Ur genler : Bütün organizmalardaki biyolojik sistemlerin en az düzeyde çalışması için, DNA kopyalaması, RNA kopyalaması ve tercümesi ve benzerleri için gerekli proteinleri kollayan genler.

Üst üste gelen genler : Bir proteini kollayan genin DNA dizisinin bir kısmının diğer bir proteini kotlayan genin tamamı ya da bir kısmıyla çakışan parçası.

Transkripsiyon : Çeviri yazı.

Doğru orantılı : Birbirine bağlı olan ve biri arttığında öteki de artan.

Rekombinasyon : İki ayrı DNA molekülünün birleşerek yeni DNA molekülleri oluşturması. Homolog kromozomlardaki genlerin, krosingoverde (mayozda) yer değiştirmesi sonucu meydana gelen yeni düzenleme. Bir kromozomdaki nükleik asit dizisinin lineer düzenlenmesinin bölünme ve tekrar birleşmeyle değiştirildiği herhangi bir enzimatik olay. Bir kromozomdaki nükleik asit dizisinin lineer düzenlenmesinin kırılma ve yeniden birleşmeyle değiştirildiği herhangi bir enzimatik olay.

Diğer dillerde Genizsilleşme anlamı nedir?

İngilizce'de Genizsilleşme ne demek ? : nasalisation