Gis türkçesi Gis nedir

  • Çalıştıran ve gösteren bilgisayar sistemi.
  • Başvurulan bilgiyi coğrafi olarak depolayan.
  • Coğrafi bilgi sistemi.

Gis ile ilgili cümleler

English: I got the gist of what he was saying.
Turkish: Söylediklerinin ana fikrini anladım.

English: In reality, the explanation is a bit more complicated than this, but you get the gist.
Turkish: Açıklama gerçekte bundan biraz daha karmaşık, ama sen özü anladın.

English: A fat cash register attracts robbers.
Turkish: Dolu bir yazar kasa soyguncuları çekiyor.

English: Give me the gist.
Turkish: Özet geç.

English: Ali only got the gist of what Mary was saying.
Turkish: Ali sadece Mary'nin söylediklerinin ana fikrini anladı.

Gis ingilizcede ne demek, Gis nerede nasıl kullanılır?

Gismo : Zamazingo. Cihaz. Zımbırtı. Şey. Ivır zıvır. İşlevi belli olmayan alet. Uğur. Adı anımsanmayan şey.

Gismondine : Gismondin.

Gismos : Ivır zıvır. Adı anımsanmayan şey. İşlevi belli olmayan alet. Uğur. Şey. Cihaz. Zamazingo. Zımbırtı.

Gist : Esas anlam. Ana fikir. Meselenin ruhu. Anafikir. Öz. Özet. Hulasa. Başlıca fikirler. Asıl. Ana çekitler.

Gist of an argument : Bir argümanın özü. Bir tartışmanın ana fikri. Bir tartışmanın ana noktası.

About registry editor : Kayıt düzenleyici hakkında.

 

Aditus laryngis : Kavum faringisle kavum laringisi birleştiren geçit, aditus laringis. Gırtlak girişi.

Gists : Hulasa. Başlıca fikirler. Meselenin ruhu. Öz. Esas anlam. Anafikir. Özet. Ana fikir. Asıl.

Uasin gishu disease : Uasin gishu hastalığı. Atlarda yaygın deri lezyonlarıyla belirgin, küçük kabarıklıklarla başlayan, 2 santimetre çapa varabilen kabuklanmış papillomatöz üremelerle belirgin çok bulaşıcı, birçok yönleriyle at ve insanlardaki moluskum kontagiozuma benzeyen viral bir hastalık.

Aegis : Kalkan. Koruma. Himaye. Siper. Saye.

İngilizce Gis Türkçe anlamı, Gis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Water gas : Su gazı. Sugazı. Aşırı sıcak ve mavimsi alevle yanan ve diğer bazı gazlar ile hidrojen ve karbon monoksit karışımı olan renksiz zehirli bir gaz. Havagazı. Hava gazı. Kızgın kömür üzerinden su buharı geçirerek üretilen bir gaz yakıt.

Gaseous state : Gaz durumu. Gaz hal. Gaz hali.

Fluid : Değişken. Gazlar, sıvılar ve camsı yapılılar gibi akma özelliği gösteren özdeklerin genel adı. Sulu. Akış özellikleri gözlenebilen sıvı ya da gaz evresindeki özdek. Akışkan madde. Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Sıvı. Su. Akışkan. Mayi.

Nitrogen dioxide : Azot dioksit. Azot ikioksit. Nitrojen dioksit.

Ethylene : Etilen.

Atmosphere : Gazyuvarı. Atmofer. Havayuvarı. Bir oyunun anlamını belirten tinsel durum. Çevre. Havaküre. Basınç birimi. Hava. Yaratılan hava. Atmosfer.

Producer gas : Üreteç gazı. Kızgın kömür üzerinden hava ve su buharı geçirerek üretilen bir tür yakıt gazı. Havagazı. Jeneratör gazı.

 

Arsine : Arsin gazı. Kimyasal bileşik. Arsin.

Butene : Kolaylıkla sıvı hale dönüştürülebilen parlayıcı renksiz gaz. Büten. Bütan gazı.

Ethene : Eten. Etilen.

Gis synonyms : bottled gas, atomic number 17, greenhouse gas, sulfur dioxide, blow gas, atomic number 1, atomic number 8, atomic number 7, blowing gas, greenhouse emission, state of matter, argonon, atomic number 9, cl, lacrimator, phosgene, phosphine, propylene, mephitis, exhaust, sulphur dioxide, perfect gas, sewer gas, inhalant, air, noble gas, teargas, ideal gas, tear gas, fluorine, ozone, formaldehyde, geographic information system.

Gis zıt anlamlı kelimeler, Gis kelime anlamı

Unleaded gasoline : Kurşunsuz benzin.

Defend : Arkasında olmak. Himaye etmek. Reddetmek. Müdafaa etmek. Savunmak. Kanat açmak. Saklamak. Korumak.

Gis antonyms : leaded gasoline.