Gladiator türkçesi Gladiator nedir
- Tarih alanında kullanılır.
- Gladyator.
- Eski roma'da, halkı eğlendirmek için arenada birbirleriyle ya da yabanıl hayvanlarla dövüşen savaşçı.
- Gladyatör.
Gladiator ile ilgili cümleler
English: One gladiator's weapon of choice is the mace, while the other's is a sword.
Turkish: Diğerlerinki bir kılıç iken, bir gladyatörün seçtiği silah topuzdur.
Gladiator ingilizcede ne demek, Gladiator nerede nasıl kullanılır?
Gladiatorial : Gladyatör ile ilgili.
Gladiators : Gladyatörler. Gladiyatör. Kavgacı tip.
Gladiate : Kama şeklinde olan. Kılıç şeklinde. Kılıç şeklinde olan. Kılıca benzeyen. Süvari kılı şeklinde olan.
Digladiate : Hunharca çarpışmak. Eskrim yapmak. Şiddetle kavga etmek. Gladyatörler gibi dövüşmek. Kılıçlarla dövüşmek.
Gladiola : Kuzgunkılıcı. Glayöl. Gladiolus familyasından bir bitki.
Gladiolus : Glayöl. Kuzgunkılıcı.
Gladioluses : Glayöl. Kuzgunkılıcı. Keklik çiğdemi.
Gladiole : Kuzgunkılıcı. Renkli çiçekleri ve kılıç şeklinde yaprakları olan kuzgunkılıcı bitkisi. Glayöl.
Gladiolas : Kuzgunkılıcı. Gladiolus familyasından bir bitki. Glayöl.
Gladioli : Glayöl. Kuzgunkılıcı.
İngilizce Gladiator Türkçe anlamı, Gladiator eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gladiator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Autocracy : Saltıkçı yönetim. Mutlakiyet idaresi. İstibdat. Baskı rejimi. Otokrasi. Saltıkçılık. Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi. Otokrasiyle yönetilen ülke. Saltçılık.
Barbary : Kuzey afrika kıyısında mısır'ın batısında kalan ülkelerin topluca adı: libya, cezayir, tunus, fas. Batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge. Mağrip. Afrika'nın kuzeyinde batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge. Berberi.
Lightweight : Hafif. Ehemmiyetsiz. Önemsiz. Hafif sıklet. Hafifsıklet. Yükte hafif. Hafifsıklet (boksör). Önemsiz kimse. Yeteneksiz kimse. Eften püften.
Apostle : Hz isa´nın on iki havarisinden biri. Lider. İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri. Dönme. Önder. Bir hareketin lideri. Misyoner. Öncü. Havari.
Areopag : Eski atina'da, toplandığı yerin adına göre anılan yüksek yargıçlar kurulu. Areopag.
Axis powers : Eksen devletleri. Iı. dünya savaşından önce aralarında bir bağlaşma yapan almanya, japonya ve italya devletleri.
Heavyweight : Önemli kimse. Ağır sıklet. Nüfuzlu kimse. Ağır. Arkası kuvvetli kimse. Arkası kuvvetli. Nüfuzlu. Ağır siklet. Ağırsiklet. Ağırsıklet.
Archon : Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı. Arhont. Hükümdar. Eski yunanistan'da en yüksek dokuz devlet görevlisinden her biri. Yönetici. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı (yunanistan).
Battler : Savaşçı. Güçlü dövüşçü. Çarpışmacı. Çok çalışmasına rağmen eline fazla para geçmeyen.
Middleweight : Orta sıklet. Ortaağırlık. Orta siklet. Ortasıklet. (boks) orta siklet.
Gladiator synonyms : light heavyweight, cruiserweight, archives, featherweight, areopagite, belligerent, combatant, barbarian, almanac, armistice, armour, welterweight, scrapper, barricade, acropolis, prizefighter, fighter, antiquity, archer, boxer, pugilist.
Gladiator ingilizce tanımı, definition of Gladiator
Gladiator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Originally, a swordplayer. Hence, one who fought with weapons in public, either on the occasion of a funeral ceremony, or in the arena, for public amusement.

Bu kısımda Gladiator kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gladiator ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gladiator anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gladiator ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.