Glazed türkçesi Glazed nedir

Glazed ingilizcede ne demek, Glazed nerede nasıl kullanılır?

Glazed brick : Sırlı tuğla. Cam sırlı tuğla.

Glazed eyes : Dalgın gözler. İfadesiz gözler. Vahşice sabitlenmiş gözler. Donuk gözler. Sert ifade ile bakan gözler.

Glazed frost : Kırağı (donmuş). Şeffaf buz. Don.

Glazed paper : Kuşe kağıt. Perdahlı kağıt.

Glazed tile : Sırlı tuğla. Sırlı çini. Sırlı kiremit. Sırlı fayans. Kalebodur. Çini. Fayans.

Glaze : Feri gitmek. Camla kaplamak. Sırlamak (seramik nesneleri). Sır. Perdah yapmak. Cam takmak (pencereye). Sırlamak. Glazör. Donuklaşmak (bakış). Sırlanmak.

Salt glaze : Tuz sırı. Tuz cilası. Yakma esnasında taş fırını içine atılarak üretilen sır veya cila. Tuz kaplama. (seramik) tuz sırı.

Glaze over : Gözleri kararmak. Gözleri bulanmak.

Double glaze : Çift cam takmak.

Double glazed window : Çift camlı pencere.

İngilizce Glazed Türkçe anlamı, Glazed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glazed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Waxy : Mumlu. Öfkeli. Balmumu gibi. Sinirli. Mum ile kaplı. Kolay şekil alan. Siroz.

Fluently : Şakır şakır. Düzgün olarak. Akıcı bir biçimde. Su gibi. Akıcı bir şekilde. Akıcı biçimde. Bülbül gibi. Kolaylıkla.

 

Coated : Örtülü. Paslı (dil). Boyalı. Kaplı. Giymiş. Kaplanmış. Sıvanmış. Kaplama. Sıvalı.

Glassiest : Dalgın. Ayna gibi. Durgun ve parıldayan (deniz, göl vb). Donuk (bakış). Camsı.

Waxed : Mumlamak. Büyümek. Haline gelmek. Parafinli. Artmak. Cilalanmış. Ağda yapmak. Mumlu. Leşmek. Ağdalı.

Cold : Soğuk algınlığı. Üşümüş. Nevazil. Nezle. İngin. Kaçınılmaz. Sıkıcı. Soğukalgınlığı. Soğukluk.

Tackless : Yiyeceksiz. Gıdasız. Tedbirsiz. Raptiyesiz. Yolsuz. Çivisiz.

Coldest : Sıkıcı. Duygusuz. Sakin. Soğukkanlı. En soğuk. Kesin olarak. Üşümüş. Soğuk. Yapmacık.

Shiny : Havsız. Berrak. Eskimiş (elbise). Gıcır gıcır. Ruşen. Parlamış (eski). Açık. Parlak.

Colder : Üşümüş. Sakin. Kaçınılmaz. Soğuk. Yapmacık. Soğukkanlı. Kesin olarak. Baygın. Daha soğuk.

Glazed synonyms : pinus, blurred, glass, finished, glassier, enamelled, glossiest, smooth, colorless, glassy, clouded, glabrous, smooths, glazing, hyaline, glazings, bleared, glossy, blears, diaphanous, eely, window, vitrified, pane, clean cut, deadest, smoothest, sleek, glossier, enameled, empty, polished, fluent.

Glazed zıt anlamlı kelimeler, Glazed kelime anlamı

Full : Kalın. Dolu şey. Dolu. Çırpmak. Öz. Yıkayıp büzmek. Komple. Yıkayıp çektirmek. Tam.

Uncoated : Kaplanmamış. Tabakalarını çıkarmak. Örtülerini kaldırmak. Tabakalarını kaldırarak açığa çıkartmak. Örtüsüz. Dizgisiz. Katmanlarını kaldırmak.