Go in debt türkçesi Go in debt nedir

  • Boçlanmak.

Go in debt ingilizcede ne demek, Go in debt nerede nasıl kullanılır?

Go : Deneme. İş görmek. Yok olmak. Hareket etmek. Canlılık. Haline gelmek. Girmek. Söylenmek. İlerlemek. Gitme.

In : İçeri doğru yönelen. İçine. İçinde. Halinde. Gelmiş olan. İktidardaki. İçeri. Tutulan. Dahili. Olarak.

Debt : İki ya da daha çok kişi arasındaki karşılıklı yükümlülük. Borçlanma. Borçlu olma. Bir iktisadi karar biriminin bir diğerine karşı ödemesi gereken para veya yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük. Hesap. Alacak. Sözleşmede üstlenilen yükümlülük. Verecek. Borç. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Go in : Uymak. Mücadeleye girmek. Girmek. Yarışmaya katılmak. Güneş veya ayın bulutla örtülmesi. İçeri girmek. -e sığmak. İçeriye girmek. Bulutla örtülmek (güneş veya ay).

Go in and out : Girip çıkmak. Girip-çıkmak.

Go in for : İlgilenmek. Yeralmak. Zevk almak. İlgi duymak. Katılmak. Sınav olmak. Bir şeyin meraklısı olmak. Uğraşmak. Sınava girmek. Alışkanlık edinmek.

Go into a tailspin : Bunalıma girmek. Yere çakılmak. (hızla) kötüye gitmek.

Go into action : Faaliyete geçmek. Faaliyete başlamak. Harekete geçmek. Eyleme geçmek.

Go into details : Ayrıntılara girmek. Lafı uzatmak.

Go into a nose dive : Baş aşağı gitmek. Başaşağı gitmek.