Grammes türkçesi Grammes nedir
- Gram.
Grammes ile ilgili cümleler
English: The way to protect yourself and your family from being adversely affected by television is to be more selective of the programmes you watch.
Turkish: Kendinizi ve ailenizi televizyonun ters etkilerinden korumanın yolu, izlediğiniz programlar için daha seçici olmaktır.
English: The Etruscan shrew is the smallest mammal by weight. It only weighs 1.8 grammes.
Turkish: Cüce sivri fare, ağırlık olarak en küçük memelidir. Sadece 1,8 gram ağırlığındadır.
Grammes ingilizcede ne demek, Grammes nerede nasıl kullanılır?
End user programmes : Son kullanıcı programları.
Engrammes : Zihni kayıt.
Integrated mediterranean programmes : Akdeniz entegre programları-bütünleşmiş akdeniz programları. Bütünleşmiş akdeniz programları. Akdeniz entegre programları.
Microgrammes : 2 gramın milyonda biri.
Programmes : Programlamak. Programlar. Planlamak.
Kelsey grammer : Allen kelsey grammer (1955'te doğan) cheers ve frasier adlı dizilerde rol alan amerikalı dizi oyuncusu ve yönetmen.
Anagrammed : Çevrik söz. Çevrikleme. Evirmece. Çevrik kelime. Harfleri yerlerine göre dizmek. Çevrik sözcük. Anagram. Harflerin yerini değiştirme.
Application programmer : Uygulama programlayıcısı. Uygulama programcısı.
Austerity programme : Tasarruf programı. Tasarruf bağdarlaması.
Centimeter gramme second system : Santimetre gram saniye sistemi.
İngilizce Grammes Türkçe anlamı, Grammes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Grammes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cringle : Radansa. Bir yelken gıradinine halat bağlamak için kullanılan ilik veya ilmik halkası. Halat matafyonu. Çevirme kasa. İpten yapılmış simit halkası.
Fastener : Kopça. Ataş. Çıtçıt. Fermuar. Bağlayıcı şey. Bağlaç. Toka. Raptiye. Mandal. Kilit.
Fastening : Tespit. Bağ. Toka. Mandal ya da sürgü. Kapı yada pencere kilidi. Bağlama. Bağlama (bir şeyi vb). Tespit etme. Tutulma. Tutturma.
Grams : Nohut. Bir tür fasulye.
Eyelet : Kopça iliği. Delik halka. Kopça (dişi). Göz. Delik halkası. İplik rehberi gözü. Delik. Küçük delik. Gözcük. İp geçirme deliği.
Holdfast : Çengel. Mengene. Sabit nokta kazık grubu. Tutan şey. İşkence. Kanca. Delikli tespit çivisi. Kenet. Dayak. Destek.
Loop : Dönme. Spiral. İlmeklemek. Öze. İlmek atmak. İlmek yapmak. Döngü. Bir izlencede yer alan ve belirli bir koşul gerçekleşmedikçe yeniden uygulanan bir komutlar dizisi. Aynı ses sinyalinin kopyalama yoluyla sürekli tekrar etmesi. elektrik sinyalinin birbirine bağlı bir dizi bileşen üzerinde takip ettiği yol. Düğümlemek.
Grommet : Örme halka. Dondurularak korunan yiyecek. Çevirme kasa. Yalıtma bileziği. İp simit. Madeni kapsül. Kopça gözü. Halat simidi. Soğukla donmuş. Gromet.
Fixing : Uyma. Tutturma. Kurma. Düzeltme. Tespit. Bağlama. Saptama. Su ürünleri yetiştiriciliği. Açındırma sonunda, ışıklanmamış gümüş bromürün ortadan kaldırılarak resmin ışıktan etkilenmemesini sağlama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Gramme : Bkz.gram.
Grammes synonyms : educatee, gram, student, pupil, grama, gm.
Grammes zıt anlamlı kelimeler, Grammes kelime anlamı
Trade edition : Alışveriş broşürü.

Bu kısımda Grammes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Grammes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Grammes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Grammes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.