Granddaughter türkçesi Granddaughter nedir

Granddaughter ile ilgili cümleler

English: My granddaughter is listening to my wife.
Turkish: Torunum karımı dinliyor.

English: She has an equal number of grandsons and granddaughters.
Turkish: Onun eşit sayıda erkek ve kız torunları var.

English: She searched for her granddaughter who had been taken away.
Turkish: O kaçırılan torununu aradı.

English: I have a granddaughter about your age.
Turkish: Yaklaşık senin yaşında bir kız torunum var.

English: Jale is Tom's granddaughter.
Turkish: Jale Tom'un kıztorunudur.

Granddaughter ingilizcede ne demek, Granddaughter nerede nasıl kullanılır?

Granddaughters : Torun. Kız torun.

İngilizce Granddaughter Türkçe anlamı, Granddaughter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Granddaughter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grandchild : Torun torba. Büyük çocuk.

Offshoot : Filiz. Yan çalışma. Şube. Bir ailenin dalı. Soy. Yan ürün. Dal. Yan kuruluş. Kök.

Grandson : Erkek torun.

Offshoots : Şube. Filiz. Sürgün. Yan çalışma. Bir ailenin dalı. Yan ürün. Soy. Yan kuruluş. Dal.

Descendant : Birinin soyundan gelen kimse. Oğul. Düşen şey. Soyundan gelen kimse. Döl. Neslinden olan. İn soyundan gelen kimse. Neslinden olan kişi. -in soyundan gelen kimse.

Granddaughter synonyms : granddaughters, grandsons.

Granddaughter ingilizce tanımı, definition of Granddaughter

Granddaughter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The daughter of one`s son or daughter.