Grandchild türkçesi Grandchild nedir

  • Büyük çocuk.
  • Torun.
  • Torun torba.

Grandchild ile ilgili cümleler

English: Ali wanted grandchildren.
Turkish: Ali torunlar istiyordu.

English: An old man sat surrounded by his grandchildren.
Turkish: Yaşlı bir adam etrafı torunlarıyla çevrili olarak oturdu.

English: Ali has three grandchildren.
Turkish: Ali üç tane torun sahibidir.

English: Ali and Mary have three grandchildren.
Turkish: Ali ve Mary'nin üç tane torunları var.

English: Ali can't refuse his grandchildren anything.
Turkish: Ali torunlarından herhangi bir şey reddedemez.

Grandchild ingilizcede ne demek, Grandchild nerede nasıl kullanılır?

Great grandchild : Torun çocuğu. Torunun torunu.

Grandchildren : Torunlar. Ahfat.

İngilizce Grandchild Türkçe anlamı, Grandchild eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grandchild ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Granddaughter : Kız torun.

Progeny : Torunlar. Kuşak. Çocuklar. Nesil. Evlatlar. Soy. Ürün. Yavrular. Sülale. Döl.

Descendant : Döl. Oğul. İn soyundan gelen kimse. Neslinden olan. Birinin soyundan gelen kimse. Soyundan gelen kimse. Neslinden olan kişi. -in soyundan gelen kimse. Düşen şey.

Offshoot : Bir ailenin dalı. Yan çalışma. Şube. Dal. Filiz. Soy. Yan ürün. Yan kuruluş. Sürgün. Filizlenme.

 

Offshoots : Filiz. Sürgün. Şube. Yan kuruluş. Yan ürün. Bir ailenin dalı. Dal. Yan çalışma. Soy.

Great grandchild : Torun çocuğu. Torunun torunu.

Granddaughters : Kız torun.

Grandson : Erkek torun.

Issue : Dağıtmak. Yayımlamak. Tevzi etmek. Neşet etmek. Akmak. (dergi veya gazete) nüsha. Çıkarmak. Sadır olmak. Çıkmak.

Grandchild synonyms : grandsons, offspring.

Grandchild ingilizce tanımı, definition of Grandchild

Grandchild kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A son`s or daughter`s child. A child in the second degree of descent.