Grandsons türkçesi Grandsons nedir

Grandsons ile ilgili cümleler

English: Ali left everything to his three grandsons.
Turkish: Ali her şeyi üç erkek torununa bıraktı.

English: Walt's sons and grandsons are interested only in themselves.
Turkish: Walt'ın oğulları ve torunları sadece kendileriyle ilgililer.

English: She has an equal number of grandsons and granddaughters.
Turkish: Onun eşit sayıda erkek ve kız torunları var.

Grandsons ingilizcede ne demek, Grandsons nerede nasıl kullanılır?

Great grandson : Dördüncü kuşak erkek torun. Erkek veya kız yeğenin oğlu. Dördüncü kuşak erkek evlat. Torununun oğlu. Torunun oğlu.

Grandson : Erkek torun. Torun.

Grands : Debdebeli. Haşmetli. Soylu. Azim. Büyüklük. Azamet. Bin dolar. Kuyruklu piyano. Büyük. Babaanne.

Grandsire : İhtiyar adam. Büyük baba. Dede.

Grandstand : Sahnelemek. Tribün. Kapalı tribün.

Grand drapery : Saçak. Çerçevenin üst kenarından aşağı sarkan sınır perdesi.

Grand canonical ensemble : Koca yasal toplak. Eş kimyasal gerilim gösteren, ancak her birindeki özdecik sayısı değişik olabilen dizgeler topluluğu. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Grandstands : Tribün.

Integrands : İntegrand. Tümlevlenen. Entegrasyonu yapılan eşitlik. Tümlevi alınan. Tamamlanacak fonksiyon.

Grand count : Genel sayı.

 

İngilizce Grandsons Türkçe anlamı, Grandsons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grandsons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Descendant : Soyundan gelen kimse. Neslinden olan kişi. Neslinden olan. Döl. İn soyundan gelen kimse. Birinin soyundan gelen kimse. Düşen şey. Oğul. -in soyundan gelen kimse.

Offshoot : Doğuş. Yan kuruluş. Filiz. Filizlenme. Yan çalışma. Şube. Yan ürün. Bir ailenin dalı. Kök.

Granddaughter : Kız torun.

Granddaughters : Kız torun.

Offshoots : Yan kuruluş. Yan ürün. Yan çalışma. Dal. Sürgün. Şube. Filiz. Bir ailenin dalı. Soy.

Grandson : Erkek torun.

Grandchild : Büyük çocuk. Torun torba.