Graveyard türkçesi Graveyard nedir

Graveyard ile ilgili cümleler

English: Freddy's been working the graveyard shift the past month, so he hasn't been able to see any of his friends who work normal hours.
Turkish: Freddy geçen ay mezarlıkta vardiyalı olarak çalışıyordu, bu yüzden normal saatlerde çalışan arkadaşlarından herhangi birini göremiyordu.

English: Ali doesn't like working the graveyard shift.
Turkish: Ali gece vardiyasında çalışmayı sevmiyor.

English: Have you ever walked through a graveyard at midnight?
Turkish: Sen hiç gece yarısı bir mezarlıkta yürüdün mü?

English: Tom doesn't like working the graveyard shift.
Turkish: Tom, mezarlıklık vardiyasında çalışmayı sevmiyor.

English: They buried him in the graveyard by the church.
Turkish: Onu kilise tarafında mezarlıkta gömdüler.

Graveyard ingilizcede ne demek, Graveyard nerede nasıl kullanılır?

Auto graveyard : Araba mezarlığı. Otomobil mezarlığı.

Desecration of a graveyard : Mezara saygısızlık. Bir mezarı bozma veya ona zarar verme.

Graveyards : Gömütlük. Kabristan. Mezarlık. Sinlik.

Grave wax : Özellikle nemli topraklarda gömülen insan kadavralarında, ölümden bir süre sonra dokuların yıkımı sonucu, yağların hidroliziyle oluşan, suda çözünmeyen yağ asitleri, adiposir. Mezar mumu.

 

Was in grave danger : Hayatı tehlikedeydi. Büyük tehlike içindeydi. Çok büyük bir tehlikeli durum içindeydi.

Have one foot in the grave : Gözü toprağa bakmak. Ölmek üzere olmak. Ölüme yakın olmak. Bir ayağı mezarda olmak. Bir gözü toprağa bakmak. Bir ayağı çukurda olmak. Elden ayaktan düşmek. Ölüme yaklaşmış olmak.

Danced on his grave : Öldüğü için mutluydu. Öldüğüne sevindi.

Desecrated grave : Saygısızlık edilmiş mezar. Zarar verilmiş mezar. Bozulmuş mezar.

Desecrate a grave : Mezara saygısızlık etmek. Bir mezarı bozmak veya ona zarar vermek.

A watery grave : Boğularak ölme.

İngilizce Graveyard Türkçe anlamı, Graveyard eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Graveyard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cemetery : Şehitlik. Tahtalı köy. Bir kentin ya da kasabanın sınırları içinde, yoğun yerleşim yerlerinden belli bir uzaklıkta bulunan, kentin en az verimli ya da verimsiz toprakları üzerinde kent yönetimince kurulan, kamu sağlığı yasalarının aradığı niteliklere uygun bir biçimde düzenlenen ve işletilen, ölü gömmeye ayrılmış yer.

Site : Yerleşim yeri. Mevki. Oturtmak. Orun. Konuş. Bir kentin kurulmuş olduğu yerin taşıdığı ve kentin gelişmesine olumlu ya da olumsuz etkisi olan yerbetim koşullarının tümü. bk. konum. Mekan. Arsa. Açmak.

Necropolis : Nekropol. Çevresinde değerli kaynaklar, örneğin maden tözü bulunması nedeniyle kurulup hızla büyüyen, ancak bu kaynağın tükenmesiyle sönükleşen ve tümüyle bir yana bırakılan kent. Ölü kent. Eski mısır'da mezarlık civarına kurulmuş yerleşim yeri. Arkeolojik şehirlerde mezarlıkların ve toplu mezar yerlerinin bulunduğu bölgeye verilen isim.

 

Memorial park : Anı parkı.

Boneyards : Otomobil mezarlığı. Tahtalı köy.

Cemeteries : Mezarlıklar. Şehitlik.

Graveyard synonyms : potter's field, burying ground, burial site, land site, burial ground, charnels, charnel, graveyards, burying place, burying, boneyard, necropolises, burial place.

Graveyard ingilizce tanımı, definition of Graveyard

Graveyard kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A yard or inclosure for the interment of the dead. A cemetery.