Great fear türkçesi Great fear nedir

  • Büyük korku.
  • Dehşet verici korku.
  • Uluslararası ilişkiler alanında kullanılır.
  • Müthiş korku.

Great fear ile ilgili cümleler

English: She has a great fear of snakes.
Turkish: Yılanlardan çok korkar.

English: James had a great fear of making mistakes in class and being reprimanded.
Turkish: James derste hatalar yapmaktan ve azarlanmaktan çok korkardı.

Great fear ingilizcede ne demek, Great fear nerede nasıl kullanılır?

Great : Kocaman. Ünlü. Müthiş. Nefis. Ulu. İyi. Asil. Koca. Hayvani. Muhteşem.

Fear : Çekinmek. Kuşkulanmak. Ürkmek. Allah'tan korkmak. Korkmak. Yılgınlık. Dert. Korku. Endişe etmek. Kuruntu etmek.

Great ant eater : Dişsizler (edentata) takımının, karıncayiyengiller (myrmecophagidae) familyasından, 120 cm kadar uzunlukta, 100 cm kadar kuyruğu olan, uzun kıllı, üzerinde kara, ak bantlar bulunan kül renkli, dişleri olmayan, dili iplik gibi dışarı uzayarak karıncaları toplayan, toprağı kazmaya yarayan kuvvetli ön ayak tırnakları olan, güney amerika'da yaşayan bir tür. Büyük karıncayiyen.

Great bat : Erken uçan yarasa. Yarasalar (chiroptera) takımının, fare kulaklı yarasagiller (vespertilionidae) familyasından, 11 cm kadar uzunlukta, 38 cm kadar kanat açıklığı olan, çok yükseklerde uçan, avrupa, asya ve afrika'da ormanlarda yaşayan bir tür.

 

Great bear : Büyükayı takımyıldızı (astronomi terimi). Büyükayı. Yedi yıldızdan oluşan kepçe biçiminde bir takımyıldız. Arabacı takımyıldızı (astronomi terimi). Büyük ayı. Büyükayı (astronomi terimi).

Great bird of paradise : Büyük cennet kuşu. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, cennet kuşugiller (paradiseidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, sırtı ve kanatları kahverengi, karnı menekşe rengi, başı, boynu ve kuyruğu sarı, orta kuyruk tüyleri turuncu olan bir tür.